Sigara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sigara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Akciğer Kanserini Önlemek için Mücadele Devam Ediyor --Çeviri: Nil Güngör


Conquest – Yaz 2013
Yazarlar: Sandi Stromberg ve Katrina Burton

Dr. Ellen R. Gritz profesyonel hayatını sigaraya karşı savaşmakla geçirdi. Onun yıllardır birlikte çalıştığı araştırmacılarla beraber gösterdiği bu özveri şimdi meyvelerini vermeye başladı.

Ellen Gritz’in de ortak yazarı olduğu bir araştırmada Uluslararası Akciğer Kanser Araştırmaları Derneği’nin üyesi olan doktorlara uygulanan online bir anket çalışmasının sonuçları sunuluyor.  Amaç hekimlerin tütün kullanımıyla ilgili değerlendirme yaparken veya hastalarına sigarayı bırakma konusunda yardım verirken kullandıkları uygulamaları, algıları ve karşılaştıkları engelleri betimlemekti.

Derneğin 1500 üyesi arasından ankete cevap veren hekimlerin yüzde 90’ı tedavi sırasında sigara içmeye devam etmenin tedavi sonuçlarını etkileyeceği inancına sahip. Ayrıca sigarayı bırakmanın klinik bakımın standart bir parçası olması gerektiği düşüncesine de katılmaktalar.  Ancak doktorların sadece yüzde 39’u bunu düzenli olarak sağlayabildiklerini söyleyebiliyor.

Hekimlerle hastalar arasında kurulacak bu diyalog karşısındaki engellerden biri doktorların hastaların sigarayı bırakma konusunda direnç göstereceği inancına sahip olmaları. Bir diğer engel ise sigarayı bırakırken hastaların ihtiyaç duydukları desteği sağlama konusunda doktorların kendilerini hazırlıksız hissetmeleri. Gritz diyorki:

“Umarım, çeşitli alanlarda çalışan uzmanları biraraya getirerek kanser hastaları arasında tütün kullanımı gibi sağlık açısından olumsuz davranışların daha çok ele alınmasını sağlayacağız ve ilerlememize devam edebileceğiz.”

AKAD (Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği) tütün kullanımıyla ilgili politika ilkeleri yayınladı


Gritz gibi tütüne savaş açanlar için 9 Nisan 2013 çok önemli bir gündü. Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği’nin yıllık toplantısında sunulan politika ilkeleri içinde muayene sırasında kanser hastalarına tütün kullanımıyla ilgili değerlendirme yapılması ve hastalara tütün kullanımını bırakma hizmetlerinin sunulması üzerinde daha çok durulması gerektiği vurgulandı.  

Sadece ABD’de kansere bağlı ölümlerin neredeyse yüzde 30’u, akciğer kanserine bağlı ölümlerin de yüzde 87’si tütün kullanımıyla ilişkilidir.

Gritz şöyle devam ediyor: “Bu ilke beyanı tüm hekimler ve onkoloji uzmanları için büyük önem taşımaktadır. Özellikle, tütünü bırakmanın hastayla beraber sağlık hizmeti sağlayan hekim ve sağlık ekibinin bakış açılarına göre de önem taşıdığını vurgulamaktadır.”

Harekete geçmek için yapılan çağrılar arasında:

  • onkoloji alanındaki klinik denemelerde ve hekim ziyaretleri sırasında hastaların tütün kullanımıyla ilgili bilgilerinin belgelenip değerlendirilmesi,
  • tütün kullanımı ölçümüyle ilgili evrensel standartların geliştirilmesi,
  • tütün kullananlara tütünü bırakmaları için destek hizmetlerinin sunulması, ve
  • tütün kullanımını bırakmaya yönelik program ve araçlarda ortak destek ve fonlamanın sağlanması

yer almaktadır.

“Sigara kullanımının yarattığı riskler ve daha düşük sağkalım oranları konusunda halkın bilinçlenmesi gerekiyor. Sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç değildir,” diyor Gritz. “Kanser tanısı ve tedavisi, aile bireylerine sigarayı bırakmaları ve evde ikinci el dumana maruz kalmayı azaltmak için bir ‘öğrenme anı’ sunuyor.”

Yeni bir bulguya göre sigara içen erkeklerde risk daha yüksek


Sigara içen erkekleri ele alan bir çalışmada düşük bilirubin (kandaki sarımsı bir kimyasal) seviyelerinin akciğer kanserine yakalanmayı ve bu hastalıktan ölme riskini artırdığını gösteriyor. 

Global metabolit düzeyleri üzerine yapılan bir incelemenin yanı sıra sağlıklı kontrol grubuyla erken evre ve geç evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastaları arasında yapılan daha ileri bir incelemenin ardından ilk üç metabolit arasında en etkilisinin bilirubin olduğu ortaya çıktı. Bu bulgu, 208233’ü erkek olmak üzere 435985 Tayvanlı kohort üzerine bir doğrulama çalışmasına yol açtı.

MD Anderson’da Epidemiyoloji bölüm başkanı olan ve Amerikan Kanser Araştırmaları Derneği’nin Nisan ayında gerçekleşen yıllık toplantısında sunulan çalışmanın baş yazarlarından Prof.Dr. Xifeng Wu’nun açıklamasına göre, “Çalışmamız sigara içenler arasında düşük bilirubin düzeyine sahip olan erkeklerin yüksek risk grubu olduğunu göstermektedir. Bu grup, tütün bırakma desteği, düşük dozlu spiral BT (bilgisayarlı tomografi) taraması ve diğer önleyici tedbirlerle hedeflenebilecek bir kitledir.”

Kaynak:

 

Sigarayı Nasıl Bırakırım?

Bu yazı sigarayı nasıl bırakırım diyenler için Sağlık Bakanlığı Destekli ALO 171 Sigarayı Bırakma Hattı ile ilgili bilgiler içeriyor. Bu numarayı arayıp yapılan değerlendirmeye göre bir sigara bırakma polikliniğine yönlendirirlebilirsiniz.

Sigarada neler bulunur?

Sigarada 4.000’in üzerinde zehirli kimyasal madde bulunur; nikotin, karbon monoksit ve katran bunlardan üçüdür.

Sigarada bulunan bazı diğer kimyasal maddeler:
Aseton – Oje çıkarmada kullanılır
Amonyak – Tuvalet temizlemede kullanılır
Arsenik – Fare zehri
Benzopiren – Dizel egzoz dumanı
Karbon monoksit - Petrol egzoz dumanı
DDT ve Dieldrin – Böcek ilacı
Formaldehid – Cesetleri muhafaza etmede kullanılır
Hidrojen siyanür – Gaz odalarında kullanılan bir zehirdir
Metanol – Roket yakıtı
Titanyum – Uçak yapmada kullanılan bir metaldir.

“Hafif”, “Yumuşak İçimli”, “Düşük Katranlı” “Light” sigaralar daha iyi değil midir?

Hayır. Bu sigaralardan içenler de normal sigara içenler kadar katran, nikotin ve zehir solurlar. Avrupa Birliği Eylül 2003’te sigara paketlerinde böylesi yanlış yönlendirici ifadelerin kullanılmasını yasaklamıştır. Ülkemizde Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu (TAPDK) tarafından sigaralardan bu tür yanıltıcı ifade ve ibareler kaldırılmış olup bu şekilde sigara satışı ülkemizde de yasaklanmıştır.

Pasif içicilik nedir?

Pasif içicilik başkalarının içtiği sigaranın dumanına maruz kalmaktır. Sigara içilen her yerde pasif içiciliğe sebep olan çevresel sigara dumanı mevcuttur.

Çevresel sigara dumanının nasıl bir etkisi vardır?

Pasif içicilik, yani çevresel sigara dumanına maruz kalmak insan vücudundaki hemen her organa zarar verebilir. Akciğer kanseri riskini %24, kalp hastalığı riskini ise %25 artırır.
Çevresel sigara dumanı çocuklar için çok zararlıdır, zira çocukların vücutları hâlâ gelişim aşamasındadır. Anneleri sigara içen bebeklerin beşik ölümü oranı diğerlerine oranla iki kat daha fazladır. Sigara içilen bir evde büyüyen çocuklar astıma, orta kulak enfeksiyonuna, öksürüğe, soğuk algınlığına ve hırıltıya daha çok yakalanırlar.

Sigarayı Nasıl bırakırım?

ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı sigarayı bırakmak isteyenlere destek olmak amacıyla 27 Ekim 2010’da kurulmuştur.

Danışma hattına gelen çağrılar, sigara bırakma konusunda eğitim almış operatör aracılığı ile 7/24 saat hizmet verecek şekilde karşılanmaktadır.  Gelen çağrıları karşılayan operatörler tarafından danışanlara sigaranın zararları hakkında bilgi aktarılmakta ve sigara kullanım alışkanlıklarını tespit etmeye yönelik bağımlılık değerlendirme ölçeği uygulamaktadır. Yapılan değerlendirme sonucunda bağımlılık düzeylerine göre kişilere ya sigara bırakma planı yapılmakta ya da kişiler sigara bırakma polikliniğine yönlendirilmektedir.

Ayrıca, ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’nı arayarak sigarayı bırakmaya karar vermiş danışanlara, sigara bırakma planı çerçevesinde belli periyotlarla geri dönüş aramaları yapılarak kişinin takibinin yapılması sağlamaktadır.
Sağlık Bakanlığı ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı operasyonlarının yürütüldüğü Çağrı Merkezi’nde günlük ortalama 1500 kişiye hizmet sunulmaktadır. 

Kaynak:

Sigaranın Sağlığa Zararları

Günümüzde her yıl 3.5-4 milyon insan ve her gün 10.000'nin üzerinde kişi sigaradan hayatını kaybediyor. Eğer gerekli önlemler alınmazsa bu sayının yılda 10 milyonlu rakamlara çıkması olası görünmektedir. Yakın bir zaman içerisinde sigaranın AIDS, tüberküloz, trafik kazası, anne ölümleri, intihar ve cinayetlerin toplamından daha fazla insan öldüreceği düşünülmektedir.

Sigara bağımlılık yapar mı?

Sigaranın her dozu sağlığa zararlıdır ve vücudumuzun çok çeşitli organlarına zarar veren binlerce kimyasal madde içermektedir. Ayrıca, ileri derecede bağımlılık yapıcı etkiye sahiptir ve sadece kullanana değil, dumana maruz kalan diğer insanlara da zarar verir. Sigara bağımlılarını kendisine bağlayan nikotin, kokain ya da amfetamin kadar güçlü ve onlara benzer bir uyarıcıdır. Nikotin beyindeki yaşamsal işlevleri düzenleyen (yemek, cinsellik vb.) merkezlerden bazı ileticilerin (nörotransmiter) salınımına sebep olur. Sigara içildikten sonra duyulan haz ve doygunluğun nedeninin bu ileticiler olduğu düşünülmektedir. Nikotin bağımlılığa sebep olan eroin, kokain vb. diğer maddelerle benzer merkezleri etkilemektedir.

Tiryakiye sürekli sigara içme isteği veren şey de nikotindir. Nikotin sigara içen kişiyi uyarır, kalp çarpıntısına, yüksek tansiyona, kişinin nefes alıp verişinin hızlanmasına sebep olur. Ayrıca, sigarada bulunan karbon monoksit, kişiyi sersemleştirmektedir. Ergenler üzerinde yapılan bir çalışmada, bağımlılık ve yoksunluk bulgularının kimi gençlerde sigaraya başladıktan bir kaç hafta gibi kısa süre sonra çıktığı görülmüştür. Bazıları daha uzun bir süre kullandıktan sonra bağımlı hale gelmektedir.

Sigara çevredekilere zarar verir mi?

Sigara dumanı olan havayı solumak sağlığınıza zararlı olabilir. Sigara dumanında küçük parçacıklar ve gazlar halinde dört binden fazla kimyasal madde bulunup, bunların çoğu zararlıdır ve bunların en az 40 tanesinin kansere yol açtığı bilinmektedir. Gazlar arasında, otomobil egzozundan çıkan karbon monoksit gazı da bulunmaktadır. Sigara dumanının sadece yüzde 15'i sigara içenin ciğerlerine girer. Geri kalanı başkalarının soluduğu havaya karışır. Yanan sigaranın ucundan çıkan sigara dumanında çok sayıda zehirli ve kansere yol açan madde bulunmaktadır. Bu kimyasal maddeler bazen sigara kullananın içine çektiğinden 30 defa daha yüksek miktarda olabilir. Fakat pasif sigara içenler, dumanı doğrudan ciğerlerine çeken aktif sigara içen kişilerle aynı yoğunlukta zehirli madde solumazlar. Çünkü sigara dumanı sigara içmeyen bir kimse tarafından solunmadan önce hava ile karışır. Bundan çıkartılacak sonuç, aktif sigara kullanmanın pasif içicilikten daha tehlikeli olduğu, ama bunun pasif sigara içmenin tehlikeli olmadığı anlamına gelmediğidir!

Sigara dumanına maruz kalmak, sigara kullanmayanlarda akciğer kanseri nedenleri arasındadır. Evde diğerlerinin sigara dumanına maruz kalan sigara içmeyen kimseler, sigara dumanına maruz kalmayan sigara içmeyen kimselere göre yüzde 26 oranında daha fazla akciğer kanseri tehlikesi ile karşı karşıyadırlar. Sigara dumanına bu şekilde maruz kalmanın her yıl yaklaşık 18 kişinin akciğer kanserine yakalanmasına yol açtığı hesaplanmaktadır.

Sigara bırakıldığında zararları düzelir mi?

Sigarayı bıraktıktan 10 yıl sonra akciğer kanserine yakalanma riskiniz, sigara içmeye devam eden birinin taşıdığı riskin yarısına iner, kalp hastalığı riskiniz hiç sigara içmemiş birinin taşıdığı riskle aynı seviyeye gelir. On beş yıl sonra felç geçirme ve kalp krizi riskiniz hiç sigara içmemiş birinin taşıdığı riskle aynı seviyeye gelmektedir.

Sigaranın neden olduğu sağlık problemleri nelerdir?

• Dünya sağlık örgütü istatistiklerine göre dünya ülkelerinin birçoğunda en çok rastlanan ve kanserden en çok ölüme yol açan nedenler arasında ilk sırayı akciğer kanseri alıyor. Son 40 yılda yüzde 250 oranında artış gösteren akciğer kanserine sadece ABD'de her yıl 160 bin kişi yakalanmaktadır. Türkiye'de ise her yıl 30-40 bin kişide akciğer kanseri görülmektedir. Akciğer kanserlerinin yüzde 85'inin nedeni sigaradır. Uzmanlar, 100 bin kişilik nüfusta hiç sigara içmeyenlerin akciğer kanserine yakalanma oranının 0.1-0.2, günde bir paket içenlerde 44, 1-2 paket içenlerde 58, günde 2 paket ya da daha fazla içenlerde 72 olduğuna dikkat çekiyor.

• Kronik bronşit'in yüzde 75'inin, kalp hastalıklarının yüzde 25'inin nedeni sigaradır.

• Günde sadece 5 tane sigara içen hamile bir kadının erken doğum yapması ya da oldukça küçük ve de sağlıksız bir bebek doğurma riski yüksek oranda artmaktadır.

• Ağız kanseri vakalarının tamamına sigara yol açmaktadır. Yemek borusu kanserinden ölenlerin hemen hepsi sigara içtikleri için ölmüşlerdir.

• Menopoz sigara içen kadınlarda beklenenden 5-10 yıl daha erken görülür. Bu da kemiklerin erkenden incelmesine ve de erimesine neden olur.

• Düzenli bir şekilde sigara içilmesi, deri yapısını bozar, kırışıklıklara yol açar. Bunun yanında dişler sararır ve de kararır, tırnaklar sağlıksızlaşır.

• Sigara içenlerin yaraları çok daha zor kapanır.

Sigaranın zararlarını azaltmak için

Sigarayı bırakmayı düşünün ve bunu hem kendi sağlığınız hem de ailenizin sağlığı açısından yapın. Öncelikle sigara dumanıyla kirletilmemiş, temiz hava solumanın, sigara içmeyenlerin hakkı olduğunu anlamamız gerekiyor. Arkadaşlarınızdan nazikçe sigara içmemelerini rica ediniz. Evinizde sigara içilmesini engelleyemiyorsanız, yatak odası, mutfak, banyo ya da başka bir kapalı yeri, sigara içilmesine izin verilmeyen alan olarak belirleyiniz. Sigara dumanı olan yerlerden uzak durunuz ve çocuklarınızın da uzak durmasını sağlayınız.

Kaynak:
www.tov.org

Efkarlandınız mı? Sigaraya değil Sevdiklerinize Uzanın

İç Hastalıkları Uzmanı Sevgili Doktor Altuğ Ergin bizi kırmadı ve Kanserle Dans için yazdı.  Ayrıca eğer okucularımızdan gelen sorular olursa sizler için cevaplayacak.  Dr. Ergin başka yazılarıyla da bizimle birlikte olacak.  Kanserle Dans ailesinden sonsuz teşekkürler anlamlı desteği için! 
Dünyada her yıl ortalama 5 milyon kişinin doğrudan sigaraya bağlı nedenlerle hayatını kaybettiğini biliyor muydunuz?
Sigara içenlerin kalp krizi sonrası ölüm riski içmeyenlerden iki misli fazla. Kalp krizi sonrası yoğun bakımda yatan, sigara içmiş insanlarla bu bilgiyi paylaşın ve neler düşündüğünü sorun vereceği cevap sigarayı bırakmanıza yardımcı olacaktır.

Sigara içen erkekler ortalama 13,2 yıl, kadınlar ise 14,5 yıl daha az yaşar. Sigorta şirketlerinin hesabına göre her sigara insan ömrünü 12 dakika kısaltıyor. Hayatta 12 dakikanın değerini öğrenmek istiyorsanız yaşlı insanlarla konuşun ya da günde bir paket içerek erken yaşlanmış gençlere sorun.

Sigara içmeyip sigara dumanına maruz kalan pasif içiciler de  risk altında!  Senede ortalama 80.000 kişi sigara dumanına bağlı akciğer kanserinden, 700.000 kişi
sigara dumanına bağlı diğer kanserlerden hayatını kaybediyor.

Erişkinlere kıyasla çocuklar sigara dumanından 20 misli, kediler 30, köpekler 50 misli daha fazla etkilenir. Çocukları, hayvanları çok seven hanımlar ve beyler sevginizden ne kadar eminsiniz?

Tütündeki radyoaktif, kurşun ve polonyum kanser uyarıcılarındandır. Çernobil ve Fukusima ile aranızdaki mesafe sigara paketinizle olduğu kadar kısa.
Sigara içmenin sakinleştirdiğini düşünenler dikkat! Bu etkiyi yapan hidrojen siyanürdür ve II. Dünya savaşında kitle imha silahı olarak kullanılmıştır.

Light sigaralar asla light değil kendinizi kandırmış olursunuz. Sigaranın içinde bulunan 5000’e yakın maddeden sadece ikisi azaltılmış light sigaralarda. 

Efkarlandınız mı? Sigaraya degil sevdiklerinize uzanın.
15 sene günde 1 paket sigara içen birinin akciğerlerinde yaklaşık 1 kilo katran birikir. Sadece o ağırlıktan kurtulmak için bile sigarayı bırakabilirsiniz?
Dr. Altuğ Ergin, İç Hastalıkları Uzmanı

Bana Söz Verin Sigarayi Bırakacaksınız


Barb Tarbox, 1952-2003

Esra, geçen hafta sigara ve kanser ilişkisini yazdı. Ben sizi yukarıda resmini gördüğünüz Barb Tarbox’la tanıştırmak istedim. Barb’a 2002 yılında son evre akciğer kanseri teşhisi konuldu. 11 yasından beri her gün iki paket sigara içiyordu. Teşhisten sadece 2 ay sonra 41 yasında öldü.

Hastalığı süresince, başkaları aynı yanlışı yapmasın diye 50,000’den fazla öğrenciyle kendi hikayesini paylaştı. Resimleri ve hikayesi Kanada’da sigaraya hayır kampanyasına kapak oldu. İşte onun öğrencilere seslenişi:

"Bana söz verin, sigarayı bırakacaksınız, hatta hiç başlamayacaksınız. İçenlere bırakması için yardım edeceksiniz. Muhteşem bir hayat yaşamanızı istiyorum.”

2002 Eylül’ünde doktora gittim, hiçbir şikayetim yoktu. Röntgende bir gölge gördüler. Metastas yapmış akciğer kanseri denildi ve ameliyat şansı yoktu. Akciğerimde üç tümör, beynimde de büyük bir tümör bulundu.

Ölümümün sebebi sigara. Kendimi suçluyorum. Çünkü sigara içmeyi ben seçtim. Yaşadığım acıyı tarif etmem mümkün değil ve bu durumun sorumlusunun kendim olduğunu bildiğim için acım daha da büyük. İçmeye başlamak da devam etmek de benim seçimimdi. 19 sene önce annemi akciğer kanserinden kaybetmeme rağmen içmeye devam ettim.
O zaman 21 yasındaydım ve annemin doktoru bana eğer sigarayı bırakmazsan seni 20 sene sonra burada göreceğim demişti. Annem de bırakmam için yalvardı ama ben hep erteledim.
Ve 19 yıl sonra burada aynı ölüm fermanıyla karşı karşıyayım.
Kızımın yaşayacağı acıyı düşünmek beni mahvediyor. İçtiğiniz sigara sadece sizi etkiliyor sanıyorsunuz!

Sigaraya, uyum sağlamak, ait olabilmek için başladım. Popülerdim okulda, gözdeydim, başarılı bir sporcuydum ama kendime güvenim yoktu. İnsanlar bana bakıp herşeye sahip diyordu. Bense farklı düşünüyordum. Sigarayı cevap olarak gördüm. Olmadığını fark ettiğimde, tiryakiydim ve iş işten geçmişti.

En zoru, 9 yasındaki kızım Mackenzie’den ayrılmak, sigara içme kararımın kızımın elinden annesini aldığını bilmek. Kimse onu benim gidişime hazırlayamayacak. Her çocuğun bir anneye ihtiyacı var ve benim kızımın annesi olmayacak.

Eğer sigara içmeye karar verirseniz sonunuz benim gibi olabilir. Ben hep benim başıma gelmez derdim ama geldi. Sizde benim gibi kendi erken ölümünüzden sorumlu olabilirsiniz. Siz ölürken yakınlarınızın acı çekmesini seyretmek zorunda kalabilirsiniz, tüm bunlar bir vesileyle sigaraya başladığınız için.
Tek umudum benim hikayemin bir tek kişiyi dahi bu acıyı yaşamaktan kurtarabilmesi..."

Sağlıkla kalın,
ET

Kaynak:




Sigara… Bir Insan Bile Bile Kendine ve Sevdiklerine Bunu Nasil Yapabilir…

Sigara hakkında yazdığıma bakmayın, aslında bu hafta biraz da babam hakkında yazıyorum size. Keşke bu araştırmaları 10 sene önce yapabilseydim, rakamları, istatistikleri önüne koyabilseydim ve ona sigarayı bıraktırsaydım…
Çok içten rica ediyorum, sigara kullanıyorsanız bu yazıyı, yavaş yavaş, sindire sindire okuyun, gözlerinizi kapatıp sevdiklerinizi düşünün… Sigaranın sağlığa zararı ve kanserojen olduğu KANITLANIP BELGELENMİŞ bir gerçek.
Bütün ümidim bu yazıyı okuduktan sonra sigarayı bırakmaya sebep bulabilmeniz değil, sigara içmeye devam etmeniz için neden bulamamanız aslında...
Gelelim yazımıza… Babamın son haftasıydı herhalde, bütün aile oturmuş sohbet ediyorduk. Yine sigara konusu açıldı. Bize dedi ki “Bakın, o kadar laf ettiniz bana çok sigara içiyorum diye, ciğerlerime bakıldı, TERTEMİZ. Orada kanser yok”. O zaman düşünmedim değil, acaba filtre kullanıyorda ondan mı diye… Yoksa açık havada içiyor ondan mı diye… Yoksa acaba yazılan çizilenler doğru değil mi diye?… Ne yazık ki yazılan çizilenler doğru, ve hatta biz eksik biliyoruz. İnsanlara sigara denildiginde ilk akıllarına gelen akciğer kanseri. Erkeklerde akciğer kanserinden ölüm oranının %90’ının, kadınlarda %80’inin sigaradan olduğu kanıtlanmış.
Ama kimse bir adım daha ilerisine bakmıyor: Pankreas Kanserinin sebebi ve oluşumu hakkında kesin sonuca ulaşan bir araştırma olmamasına rağmen listelerdeki ilk madde sigara! Günde bir paket ve üstü sigara içenler Pankreas Kanserine yakalanma ihtimallerini 5-6 kat daha artırıyorlar.
Bir adım daha atalım, ve ne görüyoruz: sigaranın sebep olduğu kanserlerin içinde ağız boşluğu, gırtlak, yutak, mesane, mide, rahim, böbrek, akut myeloid lösemi… Yani liste uzadıkça uzuyor.
Amerikan Hükümeti sigaranın içine konulmasına izin verdiği 599 maddeyi yayınlamış. Bir adet sigaranın içinde 4000 ile 7000 arasında kimyasal madde mevcut. Ulusal Kanser Enstitüsü’nün (National Cancer Institute) kimyasal madde listesinde ilk dikkatimi çeken ARSENİK! ZEHİR! Ve her sigara yakıldıktan sonra, bu kimyasalların 40 tanesinin kesin kanserojen oldukları kanıtlanmış.
Ulusal Kanser Enstitüsü kemoterapi, radyoterapi görenlerin daha önce içiyor olsalar bile teşhis ve tedavi ile beraber kesinlikle bırakılması gerektiğini savunuyor.
Bu konuyla ilgili yazdığımı arkadaşlarımla paylaştım bu hafta ve bu zehiri içmek için herkesin bir bahanesi olduğunu gördüm. Sizden gelebilecek bahaneleri aşağıda sıralıyorum:
1. Zaten günde 2-3 tane içiyorum, çok değil….
Harika! Öyleyse sevdikleriniz için bırakmanız çok daha kolay.
2. Benim tanıdığım biri günde bir paketten fazla içiyor, hiçbir şeyi yok, 70 yasında.
Babamın da 75 yasına kadar bir şeyi yoktu ve çok iyi beslenirdi… Belki de beslenmedeki titizliği sayesinde o yaşına gelebildi… İstatistikler açık olarak ortada. Kanser çağımızın hastalığı, etrafınıza bakın, herkes kanser. Neden bile bile kendinizi o istatistiklerin bir parçası yapıyorsunuz?
3. Senelerdir içiyorum, bundan sonra bıraksam ne farkeder? Olan olmuş zaten.
Zararın neresinden dönülse kâr kârdır. Amerikan Kanser Birliğinin araştırmalarına göre 50 yaş altında sigarayı bırakanlar, sonraki 15 sene içinde kanserden ölüm risklerini hala sigara içenlere göre %50 azaltıyorlar. Sigarayı bırakanlar bırakmayanlara göre daha uzun yaşıyorlar, hangi yaşta olursa olsun. Sigarasız ilk 5 yılınızda elde ettikleriniz aşağıda:
• Herhangi bir sağlık probleminden ölüm ihtimaliniz %13 azalıyor
• Kalp hastalıkları ve komplikasyonlarından ölüm ihtimaliniz %47 azalıyor
• Kalp krizi ve inmeden ölüm ihtimaliniz %27 azalıyor.
Ben daha ne diyeyim...
4. Ben sigarayı bıraktım, puro içiyorum, onu da zaten içime çekmiyorum. Onun zararı yok.
Bence siz kendinizi kandırıyorsunuz. Her ne kadar içinize çekmeseniz de, puronun içindeki kimyasallar, ağız ve boğaz yolu ile vücudunuza girip zararını veriyor.
Hadi siz de bir adım atın, doğru yolda, Kanserle Dans’ta bir adım…

EB
Kaynaklar: