İLK KEMOTERAPİSİNİ ALAN BİRİNE NELER SÖYLEMEK İSTERDİNİZ? Bölüm 2 --Derleme: Özge Arpaguş

Nazlı D. : Korkmayın o sizden korksun. Sizi alt edemeyeceğini gösterin, hadiii azimle.

Sevgi F. G.: Cesaret diyorum ilk. Kafanda büyütmeyeceksin, bana ne oldu demeyeceksin. Kolay olmasa da ilaç bittikten sonra evine döneceksin. Azıcık sıkıntılar olur elbette. Tek düşüneceğin şey şu olmalı; başlamak bitirmenin yarısıdır deyip hayata devam edeceksin. Ben öyle yaptım hep ve şimdi çok iyiyim Allaha şükür..

Sonay S.: Kemoterapi aldıktan sonra her gün banyo mutlaka yap. Kussan bile bol su iç. İlk günler tost tarzında bulantıyı bastıracak şeyler ye. Kemoterapi süresince bitkisel takviyelerden uzak ol, kemonun etkisini azaltıyor. Bol bol uyu dinlen başka ilaç kullanma. Vücutta ağrılar oluyor ama geçiyor. Ağız yaraları için damla ve sürekli dişini fırçala, yumuşak diş fırçası al. Gripli kimseyle görüşme, mümkün oldukça tokalaşma ve öpüşme. Çiğ besin tüketme. En önemlisi de şunu bil; bu günler gelip geçiyor yeri gelecek yeter dayanamıyorum diyeceksin ama yılma, onu yıldırın. Güçlü ol, sen bunu başaracaksın.

Şebnem K. Ç.: Korkma! Sen bu yükü taşıyacak ve bu yarışı kazanacak yüreğe doğuştan sahipsin.

Hatice Ü.: Dört buçuk senedir bende tedavi görüyorum. Kemik metastasım var. 3. kemoyu aldım. Çabuk geçiyor sıkıntılar, hic merak etmeyin. Ağrılar oluyor ama doktorunuzu iyi dinleyin. Mücadeleye devam!

Seda D.: Bol su içmesini ve sadece geçici bir süreçte olduğunu söylemek isterdim. Bu süreçte sadece onu dinleyecek birileriyle arkadaşlık etsin.

Feti A.: Hijyen + bol su + ille de moral. Sonuç; geçici hepsi :)

Selin Y.: Annemin ilk kemosunu alacağı günü sanırım hayatım boyunca unutmam. Onkoloji doktorumuz bana kemo öncesi 3 günlük diyet programı vermişti. Kemodan önce, kemo günü, kemo sonrası olarak 3 günlük yeme içme programıydı. Harfine kadar uydum. Kemo günü için hastaneye götürebileceğimiz birkaç yiyecek ve içecek vardı onları da hazırladım. Elimde çok ufak ya da büyük sayılmayacak kadar annem için bir çanta hazırdı. Randevumuzu beklerken dikkatimizi çekti, kimse bizim kadar birşey getirmemişti, hatta hiç birşey yoktu ellerinde. Merakla bekledik. Daha önce hiç kemo alan birini ne annem ne de biz görmüştük. İlacımız kan sonucunda alınmak üzere doktor onayından geçti. Odaya girdiğimde herkes normaldi. Ben ki, bildiğimiz şekerli su yani serumda ortalığı ayağa kaldıran ben, aynı görüntü içinde kemo alıyordu. Kiminin umut damlaları olarak nitelendirdiği, kiminin zehir. Annemde almaya başlamıştı. Yanından ayrılmadım, her damlasını annemle beraber bende aldım. Annem de ben de korkarak gitmiştik, birbirimize destek olmak zorundaydık. Sonunda anladık ki korkulacak birşey yok ve biz de kemo-kemocan derken 'umut damlalarımızı' 3 kür aldık.

Ayşin A.: Temizlik kurallarına dikkat edip yürüyüşünüzü ihmal etmeyin derim. Bir de bol su içilmeli. Sonrası hep güzel oluyor :)

İlknur G.: En şık haliyle gitsin kemocuğunu alsın :)

Esen G. Ö.: Ben de her zaman makyajlı ojeli, hep gülerek gittim. Hasta kim diye sordular.

Yüksel K.: Çok komiktim ilk kemoda. Aval aval baktım karşımdaki kader arkadaşlarıma. Bir iki derken oldum bir Keloğlan. Beşinci komadan sonrası oldum bir kurbağa. Ama herşeye rağmen mutluyum.

Asuman C.: Ben ilk gün korktum. Çünkü kemo hakkında hiçbir şey bilmiyordum. İğne takıldıktan sonra her şey normale döndü. Kızımla gidiyorduk, gezmeye gider gibi. Kızım orada diğer hastalara yardım ediyordu. Biz tedaviye değil de yardıma gider gibiydik. Sonrasında da yaşama devam. Moral güzel olunca kanser sizden korkuyor ve kaçıp gidiyor. Emin olun bu böyle. Kanser korkak. Bol bol da dua ediyordum ve kanseri yendim. 12 sene oldu korktu ve kaçtı.

Gülay G. O.:  İlk kemoterapi aldığımda hiç bilmedim. Sadece kemoterapi verildiğinde midem bulanıyordu. 3. serumum kemoterapi olunca yüzümü kapattım, bitinceye kadar çocuklarımı düşündüm hayaller kurdum kendimce. Sonrası berbattı tabi, midem çok bulanıyordu. Bir sürü nedenlerimin içinde sorguluyordum kendimi. İlk kemoterapiden sonra 3 gün zorluk oluyordu. Sonraları yarı baygın sinir vs. Saçlarım yumak yumak elime gelince sıfıra verdim. Eşim çocuklarım keloğlan diyordu. Geçti o günler. Hala umudum var. Ben mevsiminde günde üç litre domates suyu içtim, faydasını çok gördüm. Şimdi iyiyim, iyi olmak zorundayım. Gücüm yettiğince savaşmak zorundayım. İnanç ve inanmanın çok büyük etkisi var. Ne olursa olsun asla inancınızı kaybetmeyin :)

Perihan K. Ö: Sevdiği kişilerin yanında olsun. Bol sabır ve bol bol su içsin.

Zambak K.: En önemlisi ben çok güçlüyüm diyeceksiniz. Dans ettiğiniz partnerden daha iyi olacaksınız. İnancınızı, moralinizi ve sabrınızı kaybetmeyeceksiniz. Evet kemoterapi şaka değil. Herkeste sonuçları farklı olabiliyor. Örneğin ben 3 kürde acillik olmuştum. Ama her biten terapi sonrası dediğim tek şey; ben bir daha gitmeyeceğim oldu. Aradan geçen 15 gün sonra paşa paşa gidiyordum. Lütfen inancınızı ve yaşam enerjinizi yüksek tutun. Biteceğine inanın. Sayılı gün bitecek deyin. Bütün dansçı arkadaşlarıma geçmiş olsun. Gönder abi gönder deyin. Çünkü ben öyle yaptım. Bu benim patentli dans sözümdür


Gülay G. O.: bu dağ ne rüzgarlar gördü. Şrakı ismi de olsa çok şükür. Umudu ve inancı kaybetmemli.


Meral G. E.: Kemo almadan önce gidip en güzel halimle fotoğraf çektirdim, çerçeve yapıp karşıma koydum ve hep şunu telkin ettim kendime; sen busun ve yeniden bu hale döneceksin. Bana belli etmeden acıyarak o fotoğrafı kaldır diyen dostalara, o beni hayata bağlıyor o benim dedim. Sonuç mu? Tüm zorluklara bulantılara halsizliklere inat, azimle ve Allahın izniyle veda ettim. O fotoğrafın yanında gülen yüzümle yeni bir fotoğraf duruyor. Sanki zaman durmuş gibi yine aynı ben. Sadece biraz sabır.


Hatice Ü.: Arkadaşlar ben ilk teşhis konup kemoya başladığımda kızım 1 yaşına gireli 1 hafta olmuştu. Bir buçuk sene sonra tedavim bitti, çok zor bir süreçti. Şimdi 4 buçuk sene sonra metastas oldu kolon ve kemik. 12 kür kemo var ama kızlarımı eşimi annemi yalnız bırakmaya hiç niyetim yok. O beni değil ben onu yeneceğim. Kemodan sonra 10 gün kadar kötü oluyorum ama kızım okuldan gelince kapıyı ben açıyorum. Ben bunu yeneceğim hepimiz yeneceğiz. Mücadeleye devam. Lütfen kimse karamsar olmasın.

4 yorum:

DEMET AKINCI dedi ki...

Ben 2. kemoyu aldım daha, ama biliyorum ki bunlar sayılı günler, ne kadar acı gelse de ağzıma bol bol su içmeye çalışıyorum.Seneye bu zamanlar her şey bitmiş olacak. O beni değil, ben onu yeneceğim diye başladım. MORALLER HEP YÜKSEK OLSUN. Bu günler geçecek, yine eğlenceli soytarılıklar dolu günler gelecek hepimiz için :)

Mustafa Akcan dedi ki...

İlk Kemoterapisini alan birine duygu ve düşüncelerimi söyleyerek laf kalabalıklığı yaparak onu bunaltmaktansa tavsiyelerimi söylemeyi tercih ederim. O anki ruh halindeki kişilere ne söylersen söyle morallerini düzeltemezsin. Çevredekilere karşı ne kadar normal görünselerde içlerinde volkanlar patlamaktadır. Onun için daha önce aynı dönemi yaşadığım için bilinçla olarak sadece kesinlikle ve kesinlikle yapılması gereken gerçekleri söyleyebilirim. Atatürkün yunanlıların izmiri işgalinde *geldikleri gibi giderler* dediği gibi hastalığı yeneceğini ve hatta sanki grip olduğunu zannedeceksin .Aldığın ilacın da basit bir ağrı kesici olduğunu düşüneceksin derdim, ve laf kalabalıklığı yapmadan tecrübeme dayanarak yapılması gerekenleri sıralardım. Şöyleki; Özellikle el temizliğine dikkat et. Her hareketinden sonra ellerini mutlaka ve mutlaka yıka. Evine misafir kabul etme. Hiç kimse ile tokalaşmayacaksın, sarılıp öpmeyeceksin. Akşam eve gelen ev halkı önce el ve yüz yıkamadan yanına gelmesin. Hatta grip nezle gibi hastalığı olan yanına hiç gelmesin, gelirse de maske taksın. Dışarıya maske takmadan kesinlikle çıkma Enfekiyon kapmamaya dikkat et, en ufak ateşlenmende doktorunla bağlantı kur ve ateşini 38 dereceyi geçirme, kafana göre ilaç kesinlikle alma. Ateşlendiğin zaman veya normal zamadada günde en az 2,5 3 litre suyu hiç ihmal etme çünkü alınan ilaçlar böbrekler aracılığı ile vücuttan atılır. Ateşini bol su içerek düşürmeye (mümkünse ilaç almadan) çalış. Ev halkınında sağlığını düşünerek ilaç aldığın dönem lerde mümkünse tuvaletin sana özel olsun. Özellikle kemo alırken şeker ve tuz kullanma, çünkü dekort vücutta tuz aldığın zamanödem yapar şişersin ve şeker alırsanda şeker hastalığına bu dönemlerde sebep olur. Süt ve şeker bu hastalığın gıdası olduğu için bu iki yiyecekten uzak dur. Bulunduğun yeri bol bol havalandır çünkü oksijensizlikte bu hastalığın sevdiklerindendir. Kemo aldığın dönemlerde greyfurt ve alternatif tıptan uzak dur. Çünkü Alternatif tıp ürünlerinde iyi hücreleri yenilediği gibi kötü hücreleride yenileme özelliği var. Mümkün olduğu kadar hazır gıdalardan uzak dur. Meyve ve sebzeleri topraktan çıktığı gibi yeme. Yani meyvelerin kabuklarını soymadan, sebzeleride bir süre bol sirkeli suda bekletmeden kullanma. Kan değerlerini düşürmemek için kan yapıcı (kırmızı pancar suyu, kuru üzüm gibi) gıdalar tüket. Kesinlikle ve kesinlikle Önce Allaha sonra da doktoruna güven. Unutmaki hastaların bir cogu bu kötü hastalığa değil ümitsizliğe, bana birşey olmaz zihniyetine, bilinçsizliğe ve enfeksiyona yenik düşmektedirler.

Mehmet dedi ki...

Korkmayın, o sizden güçlü değil, bilinçlenin ki onu daha kolay alt edebilesiniz. Kemo sürecinde şunu öğrendik

1- öncelikle iyi olacağım komutunu beyninize çivi çakar gibi çakacaksınız, her şey önce beyinde bitiyor.
2- iyi ve dengeli beslenme
3- kan değerlerini düşürmeyecek ( kanserin türüne göre değişebilir )
beslenme türünü uygulamak.
örn : meme kanseri türünde koyu yeşil yapraklı sebzeleri marul-maydanao- dere otu - soğan tüketimini bolyapmak gibi
4- düzenli dinlenme ve iyi bir bakım. buna benzer bazı konuları dikkatle uyguladığınız takdirde hayata kesinlikle yeniden merhaba diyebilirsiniz. Herkese yapacakları dansta başarılar diliyorum ve biz başardık siz niye başarmayasınız diyorum, haydi +1 de siz olun. Buna yürekten inanıyorum...

Adsız dedi ki...

Mustafa AKCAN tüm söylenecekleri harfi harfine tam olarak özetlemiş. Yazdıklarını bire bir uyguladığımızı ve sonunda "yar saçların lüle lüle, kanserim sana güle güle " diyerek uğurladık. Lütfen Mustafa beyin yazdıklarına harfiyyen uyun, bizim tedavi sürecimizde bu bilgileri kulaktan dolma devşirmek zamanımızı almıştı.