Ne Dediler...


Benim İçin Kanserle Dans;


Benim İçin Kanserle Dans;


Pelin Çalışkanoğlu:
En korkulana nanik yapmak demek. Ne olursa olsun seni anlayacak bir sürü dost demek. En çaresiz hissettiğin anda derdine  derman bulmak demek



Zambak Kan: Yalnız değilsiniz. Birbirine kenetlenmiş ellerin yüreklere serpildiği tomurcuk demek. O tomurcuklar sulandıkça yeşeriyor ve çiçek açıyor.



Gözde Taçbaş K.: Umut, azim ve kenetlenmek demek. Annemin hastalığında her gün dua ederdim. Allahım bana güç ver, anneme ve tüm bu hastalıkla uğraşanlara yardım edeyim, acılarını geçireyim diye. Annem dansını tamamlayamadı ama yeni bir ailem oldu. Güne başlama sebeplerimden birisiniz. Mevlana’nın sözü aslında anlatmak istediklerim; ‘’Sevgiden acılar tatlılaşır, bulanık akan sular duru hale gelir, sevgiden dertler şifa bulur.’’ Sizleri seviyorum.



Özge Deniz A.: Umut demek. Koşamasan da yürümek demek. 1 yıldır yüreğim kanserle dans dolu. Yüreğim Esra ve Ebru dolu. Düşüyorum kaldırıyorlar, yoruldum diyorum ha gayret diyorlar. Geçecek kuşum, bu günler de geçecek  sabret diyorlar.



Sevgi Sarıgül: Hani herşeyin son bulduğunu düşündüğün anda sana uzanan köprü emek, yol demek, yaşam demek, sevgi demek. Su gibi, ekmek gibi, hayatımın geri kalanı, sevincim, gözyaşım, sitemim kısaca benim için yepyeni bir hayat demek. İyiki varsınız.




Sevil Benli G.: Sevgi, umut,mutluluk, tek yüreklilik demek. Bir sözle bile mutlu olabilmek, bir paylaşımla karşındakini mutlu edebilmek demek. Varmı bundan daha güzel bişey.




Sevgi Uzun:
4,5 yıl önce bu dansta kaybettiğim partnerim demek. Yaşadıklarımdan ders almak, hayatın diğer tarafını da görmek demek. Yaşadıklarımı bilenlerin olduğu, kendimi bulduğum yer demek. İyiki varsınız demek.



Esra Ürkmez B.:
Dünyanın öbür ucundan bana uzanan sevgi seli. Gözümü kapadığımda yüreklerini hissettiğim kocaman bir aile demek.



Gülay Yakın Ö.:
Benim için 4 yıl önce kaybettiğim çok sevgili ablam ve 20 gün önce kaybettiğim güzeller güzeli kuzenim demek.



Burcu Kuzucu:
Nefes almak gibi, su içmek gibi, hayat gibi işte. Kelimelerin anlatmaya yetemediği bir durum gibi. Kanserle dans ailesinden önce ne yapıyordum, boşamı geçirmişim ömürümü der gibi. Umudun hep var olduğunu ve her şeye ramen gülünmesi gerektiğini hayatına işlemek demek



Öznur Kösedağ:
Kanserle dans benim için yalansız, riyasız, çıkarsız, istediğim an gerçekten yanımda olan bir aile demek.



Canan Canan:
Benim için umudu, sevgiyi ve güzellikleri içinde barındıran koca yürekli bir aile demek.



Sevgi Sarı A.: Karşılıksız sevgi ve dua demek.



Ayşin İlçin K.:
Duyguları en içten paylaşmak demek. Umudu, sevgiyi, saygıyı, hüznü, acıyı, mutluluğu paylaşıp kenetlenmek demek.


Hatice Saraç: Binlerce yüreğin tek yürek olması demek. Aynı bedende atan kalp gibi, görmeden sevebilmenin en güzel örneği demek. Duanın büyüklüğü, saygının sonsuzluğu, acının paylaşımı demek.



Ayşin Aksu: Hep güzellikler ve güç demek. Dünyanın öbür ucunda beni düşünen birileri var demek. Sevgi demek, umut demek, tanımadan yüzünü bile görmeden sevmek demek. Biz büyük bir aileyiz.



Feti Akdoğan: Karşılıklı saygı sevgi ve samimiyetle az da olsa bilgi de paylaşıp destek olmak, moral vermek demek.



Sevinç Avcı:
Umudu hiç tanımadığın insanların yüreklerinde hissetmek, tanımadan sevmek, destek olmak, umut olmak. Kanserle Dans kocaman bir aile, hiç bitmeyen sevgi pınarı.



Dilek Şengün:
Benim için 38 gün önce melek olan babam demek. Onun azmi, en zor zamanlarında yaşama tutunması, sizlerin hikayeleriyle umutlanması demek. Tabi en zor günlerinde bana, dolayısıyla anneme ve babama da umut veren, destek olan geniş bir aile demek.  Babamı kaybetmiş olsam bile umut demek.




Zerrin Altın T.:
Kanserle dans birçoğunun birbirini hiç görmediği, seslerini duymadığı halde uzaklara uzanan bir sevgi köprüsü benim için. Yüreği güzel sizlerin, ellerimizi gönüllerimizi birleştirdiği bir köprü. Hasta arkadaşlarımıza şifa için Mevlaya uzanan eller, acılarını paylaşmak. Allahın onları sevdiklerine ve sevenlerine bağışlaması, acılarını dindirmesi için dua ile geçen geceler demek. Keşke yanlarında olsaydın, ellerini tutup olan enerjimi de onlara verseydim diye hayıflanmak. Aile üyelerinin azmini görüp aman Allahım ben nelere üzülmüşüm meğer diye kendine kızmak. Her sabah gördüğü güneşin, adlığı her nefesin onların sayesinde daha bir tadını çıkarmak. Ne yapabilirim de tatlı yavrularımızın yüzünü güldürebilirim diye düşünmek, imanları zorlamak.


Fulya Çınar: Sonsuz bir sevgi yumağı, sevgi seli, aile, can, saf bir sevgi zinciri demek. Sonsuz, ucu bucağı olmayan. Seviyorum sizi


Ebru Tontaş: Benim için çok şey demek. Her gün onunla uyanıp onunla yatıyorum. Kanserle dans deyince aklıma doğal afetlerde insanların bir tek canı kurtarmak için büyük bir coşkuyla bir araya gelmesi geliyor. Kim olduğu, nerden geldiği, tanıyıp tanıyıp tanımadığınız hiç önemli değil. Herksen nefesini tutmuş, o canın en güzel şekilde kurtarılmasını bekliyor. Bu yuva da benim için öyle işte. Herkes burada acısı ile birlikte başka birinin elinden tutuyor. Fayda sağlamaya çalışıyor. Sevinçlerle seviniyoruz, bazen hüzünleniyoruz ama hepimiz birimiz birimiz hepimiz için birlikteyiz.



Asiye Yılmaz: Benim için Pınarım demek.


Sabriye Gündüz U.: Kimsenin seni anlamadığını yapayalnız olduğunu düşünürken artık kabuğuna çekilmişken, karşına çıkan kocaman bir ailen olması demek. Hiç görmesen de mutluluğunda gözlerin dolması, üzüntülerinde onlar için gözyaşı dökme demek.



Ebru İney: Benim için kanserle dans, hayatımın ilk bağış koşusunu onlar için yapmaktan çok mutlu olduğum, güçlü, pozitif ve güzel insanlar topluluğu demek



Gökçen Çırakoğlu:
Aşk. Bağlılık demek;


Nalan Aydemir: Benim için Roma demek. Ne alaka demeyin. Halk arasında bütün yollar Romaya çıkar diye bir laf vardır. Bizim yollarımız iki melek sayesinde birleşti ve aynı yöne giden insan seline dönüştü. Kıtaları aştık, kanserle savaştık, birbirimizi görmedik belki ama yüreklerimize dokunduk. Birlikte üzüldük, sevindik, aynı yolda yürümenin keyfiyle aynı şehirde oturanlar birbirini kucakladı. Güzel dostluklar edindik.



Mine Uludağ:
Yalnız olmamak demek.



Sonay Son: Sanki Ebru ve Esra benim kırk yıllık dostummuş ve ben bu dostlarımın yaptığı bu güzel işi herkese duyurmayı kendime iş edinmiş gibi karşımdakine hararetli bir şekilde anlattığım, eğer önemsemiyorsa ikna çabalarına giriştiğim, hatta kendim kurmuşcasına sahiplendiğim, kendimi yalnız hissetmediğim, kocaman yüreği olan bir sürü insanı bir arada gördüğüm bir kitap. Sayfaları bizlere ait. Bir önceki günü beraber okuyoruz. Bir sonraki günü beraber yazıyoruz. Biz bu kanserle dans kitabının kahramanları ve yazarlarıyız.


Güler Midilli:
Esra ve Ebru demek.



Müjgan Güvenç:
Umudumu hiç kaybetmeden musmutlu olmak demek.



Öznur Tok K.:
Hikayemin binlerce kopyası demek. Benim kalbim gibi atan, sevinci, üzüntüyü aynı tatda yaşayan binler demek. Paylaşmak hem sevinci, hem hüznü ve daha güçlü olmak destek verebilmek adına. Yeri gelir kahkaha, yeri gelir gözyaşıdır kanserle dans.



Zmo Chn:
Aynı kaderi paylaşıp aynı dili konuşan kocaman bir aile demek.




Gürcihan Tümer:
Geçirdiklerini unutup gününü gün etmek demek. Her sabah uyandığımda hamd olsun Allahım bugün de yaşıyorum sevdiklerimle beraber demek. Eski halinden eser kalmamış yeni bir insan olmuşsun demek. Ölümü kafandan silmişsin, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyorsun demek. Bu demekler çok ama şimdilik bu kadar. Herkese sağlıklı ömürler


Gamze Korkmaz D.:
Umut demek



Halil Kuş: Yaşama tutunma aşamasında içimdeki gücü ortaya çıkaran ve onu nasıl kullanacağımı gösteren kardeşler topluluğu.



Serap Kaffee: Ben size katılıyorum. Sevin sevin sevin. Allaha şükür



Aysel Özcan: Bir başka el ve yürekten gelen sıcaklık. Güven, destek ve umut.


Özgür Şirin:
Kanserle dans, ölümle yaşam arasındaki ince çizgi. Kimine acı kimine huzur, eşine dostuna da hüzün verir. Allah tüm hastalarımıza şifa versin



Zehra GençTürk: Rabbim tarafından ikinci bir şansın sunulması demek.


Damla Korkmaz: Geçirdiğimiz onca sıkıntıya rağmen bizlere destek veren, bizleri umutlarımızdan vazgeçirmeyen, bize ilerlemeyi gösteren en iyi aile demek. Rabbim tüm kemoterapi tedavisi gören hastalarımızın şifasını versin.



Yeşim GülTürk D.: Kanserle Dans, mücadele demek.



Esengül Canbulat:
Yolumuzun kesiştiği nokta, birbirimizi anlayabildiğimiz güzel insanlar demek.



Tolga Alan:
Sevincimi, üzüntümü, her şeyimi paylaştığım, geç bulduğum bir aile demek. Dansın yaşı olmazmış.



Filiz Songül:
Güler yüzler demek.

Dilber Kayacan I.: Yaşamın sunduğu tatları başka dilde algılamak, dostlarımın ve önceliklerimin farkına varmak, sahte kimlikleri elemek ve yaşama sevenlerimle, umutla yorulmadan tutunabilmek demek.


Emine M. Uşaklılar: Bence öğrenmek için bir okul.



Ömer Çınar:
Kanser benim için zorlu bir oyun demek ama bu oyunda ben galip geldim veee şu an zaferimin verdiği mutlulukla hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum



Semiha Göknar:
Sevgi bağı demek. Canlarım. Umutlarımı kanatsız meleklerimi yaşam kaynağım, mücadele ruhum, zor zamanlarım demek. Daha ne olsun. Kocaman yürekli ailem iyiki varsınız. Sizleri çok seviyorum

Yıldız Kaplan: Kocaman sevgi. Ulaşılabilirlik. Birlik demek


Selin Yürük: Gönül ve yürek işi demek.


Bediş Kül: Bazen en yakınındakilerle paylaşamadıklarını buradaki ailenle paylaşmak demek.


Sebahattin Baş: Aile gibi aile demek. Hasta olsun olmasın tek bir yürek olmak demek. Üzüntüleri ve sevinçleri birlikte paylaşmak demek. Görmeden, tanımadan sevmek, karşılıksız çıkarsız yardımlaşmak demek. İyiki varsınız ailem.



Perihan Küçükkök Ö.: Acıların azaldığı, mutluluğun çoğaldığı bir dünya.



Çiğdem Kaya: Menfaatsiz, çıkarsız birbirini tanımayan insanların yürek kardeşliği demek.



Gülderen Çevik O.: Bu dansa ilk başladığımda ailem ve sevdiklerim dışında her yer hapishaneydi. İkinci dansımda ise çok büyük bir ailem olduğunu öğrenmek demek kanserle dans.



Rabia Bulut K.: Umudumu kaybetmemek demek.



Mehmet Çağlayan:
sevgiler paylaşınca çoğalır demek. Acılar paylaşınca azalır. Emek demek, karşılıksız sevgi demek. Yani kısaca aşk demek.



Yasemin Yakar:
Bütün yüreklerin sevgiyle dans ettiği kocaman bir aile.


Ayşegül Alpargan Ş.: Nasibimde bu da varsa başım gözüm üstüne demek


Lütfiye Şengül: Nefes aldığın her anın kıymetini daha iyi anlamak, yaşamın her şeye ramen ne kadar güzel olduğunu hissetmek demek. Bu hissi hayatının ve sağlığının önemini bilmeyenlere farkındalık yaratmak adına sürekli bilinçlendirmek demek. Yaşamak güzeldir, her şeye ramen. Mücadeleye devam.



Fadime Tepecik: Benim için büyük bir mücadele demek. Ve ben başarmak istiyorum.


Tünay Yıldız: Umudun başlangıcı demek.

Kaptan Otuzbeş: Kader arkadaşlarımıza ışık olmak demek.


Seyfullah Solak: Katıldığım günden beri yaşantımın anlamı ve bir parçası demek. İyiki bu ailenin arasındayım. İyiki varsınız.



Pelin Çalışkanoğlu:
En korkulana nanik yapmak demek. Ne olursa olsun seni anlayacak bir sürü dost demek. En çaresiz hissettiğin anda derdine  derman bulmak demek



Zambak Kan: Yalnız değilsiniz. Birbirine kenetlenmiş ellerin yüreklere serpildiği tomurcuk demek. O tomurcuklar sulandıkça yeşeriyor ve çiçek açıyor.



Gözde Taçbaş K.: Umut, azim ve kenetlenmek demek. Annemin hastalığında her gün dua ederdim. Allahım bana güç ver, anneme ve tüm bu hastalıkla uğraşanlara yardım edeyim, acılarını geçireyim diye. Annem dansını tamamlayamadı ama yeni bir ailem oldu. Güne başlama sebeplerimden birisiniz. Mevlana’nın sözü aslında anlatmak istediklerim; ‘’Sevgiden acılar tatlılaşır, bulanık akan sular duru hale gelir, sevgiden dertler şifa bulur.’’ Sizleri seviyorum.



Özge Deniz A.: Umut demek. Koşamasan da yürümek demek. 1 yıldır yüreğim kanserle dans dolu. Yüreğim Esra ve Ebru dolu. Düşüyorum kaldırıyorlar, yoruldum diyorum ha gayret diyorlar. Geçecek kuşum, bu günler de geçecek  sabret diyorlar.



Sevgi Sarıgül: Hani herşeyin son bulduğunu düşündüğün anda sana uzanan köprü emek, yol demek, yaşam demek, sevgi demek. Su gibi, ekmek gibi, hayatımın geri kalanı, sevincim, gözyaşım, sitemim kısaca benim için yepyeni bir hayat demek. İyiki varsınız.




Sevil Benli G.: Sevgi, umut,mutluluk, tek yüreklilik demek. Bir sözle bile mutlu olabilmek, bir paylaşımla karşındakini mutlu edebilmek demek. Varmı bundan daha güzel bişey.




Sevgi Uzun:
4,5 yıl önce bu dansta kaybettiğim partnerim demek. Yaşadıklarımdan ders almak, hayatın diğer tarafını da görmek demek. Yaşadıklarımı bilenlerin olduğu, kendimi bulduğum yer demek. İyiki varsınız demek.




Esra Ürkmez B.:
Dünyanın öbür ucundan bana uzanan sevgi seli. Gözümü kapadığımda yüreklerini hissettiğim kocaman bir aile demek.



Gülay Yakın Ö.:
Benim için 4 yıl önce kaybettiğim çok sevgili ablam ve 20 gün önce kaybettiğim güzeller güzeli kuzenim demek.



Burcu Kuzucu:
Nefes almak gibi, su içmek gibi, hayat gibi işte. Kelimelerin anlatmaya yetemediği bir durum gibi. Kanserle dans ailesinden önce ne yapıyordum, boşamı geçirmişim ömürümü der gibi. Umudun hep var olduğunu ve her şeye ramen gülünmesi gerektiğini hayatına işlemek demek



Öznur Kösedağ:
Kanserle dans benim için yalansız, riyasız, çıkarsız, istediğim an gerçekten yanımda olan bir aile demek.



Canan Canan:
Benim için umudu, sevgiyi ve güzellikleri içinde barındıran koca yürekli bir aile demek.



Sevgi Sarı A.: Karşılıksız sevgi ve dua demek.



Ayşin İlçin K.:
Duyguları en içten paylaşmak demek. Umudu, sevgiyi, saygıyı, hüznü, acıyı, mutluluğu paylaşıp kenetlenmek demek.


Hatice Saraç: Binlerce yüreğin tek yürek olması demek. Aynı bedende atan kalp gibi, görmeden sevebilmenin en güzel örneği demek. Duanın büyüklüğü, saygının sonsuzluğu, acının paylaşımı demek.



Ayşin Aksu: Hep güzellikler ve güç demek. Dünyanın öbür ucunda beni düşünen birileri var demek. Sevgi demek, umut demek, tanımadan yüzünü bile görmeden sevmek demek. Biz büyük bir aileyiz.



Feti Akdoğan: Karşılıklı saygı sevgi ve samimiyetle az da olsa bilgi de paylaşıp destek olmak, moral vermek demek.



Sevinç Avcı:
Umudu hiç tanımadığın insanların yüreklerinde hissetmek, tanımadan sevmek, destek olmak, umut olmak. Kanserle Dans kocaman bir aile, hiç bitmeyen sevgi pınarı.



Dilek Şengün:
Benim için 38 gün önce melek olan babam demek. Onun azmi, en zor zamanlarında yaşama tutunması, sizlerin hikayeleriyle umutlanması demek. Tabi en zor günlerinde bana, dolayısıyla anneme ve babama da umut veren, destek olan geniş bir aile demek.  Babamı kaybetmiş olsam bile umut demek.




Zerrin Altın T.:
Kanserle dans birçoğunun birbirini hiç görmediği, seslerini duymadığı halde uzaklara uzanan bir sevgi köprüsü benim için. Yüreği güzel sizlerin, ellerimizi gönüllerimizi birleştirdiği bir köprü. Hasta arkadaşlarımıza şifa için Mevlaya uzanan eller, acılarını paylaşmak. Allahın onları sevdiklerine ve sevenlerine bağışlaması, acılarını dindirmesi için dua ile geçen geceler demek. Keşke yanlarında olsaydın, ellerini tutup olan enerjimi de onlara verseydim diye hayıflanmak. Aile üyelerinin azmini görüp aman Allahım ben nelere üzülmüşüm meğer diye kendine kızmak. Her sabah gördüğü güneşin, adlığı her nefesin onların sayesinde daha bir tadını çıkarmak. Ne yapabilirim de tatlı yavrularımızın yüzünü güldürebilirim diye düşünmek, imanları zorlamak.


Fulya Çınar: Sonsuz bir sevgi yumağı, sevgi seli, aile, can, saf bir sevgi zinciri demek. Sonsuz, ucu bucağı olmayan. Seviyorum sizi



Ebru Tontaş: Benim için çok şey demek. Her gün onunla uyanıp onunla yatıyorum. Kanserle dans deyince aklıma doğal afetlerde insanların bir tek canı kurtarmak için büyük bir coşkuyla bir araya gelmesi geliyor. Kim olduğu, nerden geldiği, tanıyıp tanıyıp tanımadığınız hiç önemli değil. Herksen nefesini tutmuş, o canın en güzel şekilde kurtarılmasını bekliyor. Bu yuva da benim için öyle işte. Herkes burada acısı ile birlikte başka birinin elinden tutuyor. Fayda sağlamaya çalışıyor. Sevinçlerle seviniyoruz, bazen hüzünleniyoruz ama hepimiz birimiz birimiz hepimiz için birlikteyiz.




Asiye Yılmaz: Benim için Pınarım demek.



Sabriye Gündüz U.: Kimsenin seni anlamadığını yapayalnız olduğunu düşünürken artık kabuğuna çekilmişken, karşına çıkan kocaman bir ailen olması demek. Hiç görmesen de mutluluğunda gözlerin dolması, üzüntülerinde onlar için gözyaşı dökme demek.



Ebru İney: Benim için kanserle dans, hayatımın ilk bağış koşusunu onlar için yapmaktan çok mutlu olduğum, güçlü, pozitif ve güzel insanlar topluluğu demek



Gökçen Çırakoğlu:
Aşk. Bağlılık demek;



Nalan Aydemir: Benim için Roma demek. Ne alaka demeyin. Halk arasında bütün yollar Romaya çıkar diye bir laf vardır. Bizim yollarımız iki melek sayesinde birleşti ve aynı yöne giden insan seline dönüştü. Kıtaları aştık, kanserle savaştık, birbirimizi görmedik belki ama yüreklerimize dokunduk. Birlikte üzüldük, sevindik, aynı yolda yürümenin keyfiyle aynı şehirde oturanlar birbirini kucakladı. Güzel dostluklar edindik.



Mine Uludağ:
Yalnız olmamak demek.



Sonay Son: Sanki Ebru ve Esra benim kırk yıllık dostummuş ve ben bu dostlarımın yaptığı bu güzel işi herkese duyurmayı kendime iş edinmiş gibi karşımdakine hararetli bir şekilde anlattığım, eğer önemsemiyorsa ikna çabalarına giriştiğim, hatta kendim kurmuşcasına sahiplendiğim, kendimi yalnız hissetmediğim, kocaman yüreği olan bir sürü insanı bir arada gördüğüm bir kitap. Sayfaları bizlere ait. Bir önceki günü beraber okuyoruz. Bir sonraki günü beraber yazıyoruz. Biz bu kanserle dans kitabının kahramanları ve yazarlarıyız.



Güler Midilli:
Esra ve Ebru demek.



Müjgan Güvenç:
Umudumu hiç kaybetmeden musmutlu olmak demek.



Öznur Tok K.:
Hikayemin binlerce kopyası demek. Benim kalbim gibi atan, sevinci, üzüntüyü aynı tatda yaşayan binler demek. Paylaşmak hem sevinci, hem hüznü ve daha güçlü olmak destek verebilmek adına. Yeri gelir kahkaha, yeri gelir gözyaşıdır kanserle dans.



Zmo Chn:
Aynı kaderi paylaşıp aynı dili konuşan kocaman bir aile demek.




Gürcihan Tümer:
Geçirdiklerini unutup gününü gün etmek demek. Her sabah uyandığımda hamd olsun Allahım bugün de yaşıyorum sevdiklerimle beraber demek. Eski halinden eser kalmamış yeni bir insan olmuşsun demek. Ölümü kafandan silmişsin, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyorsun demek. Bu demekler çok ama şimdilik bu kadar. Herkese sağlıklı ömürler


Gamze Korkmaz D.:
Umut demek



Halil Kuş: Yaşama tutunma aşamasında içimdeki gücü ortaya çıkaran ve onu nasıl kullanacağımı gösteren kardeşler topluluğu.



Serap Kaffee: Ben size katılıyorum. Sevin sevin sevin. Allaha şükür



Aysel Özcan: Bir başka el ve yürekten gelen sıcaklık. Güven, destek ve umut.


Özgür Şirin:
Kanserle dans, ölümle yaşam arasındaki ince çizgi. Kimine acı kimine huzur, eşine dostuna da hüzün verir. Allah tüm hastalarımıza şifa versin



Zehra GençTürk: Rabbim tarafından ikinci bir şansın sunulması demek.


Damla Korkmaz: Geçirdiğimiz onca sıkıntıya rağmen bizlere destek veren, bizleri umutlarımızdan vazgeçirmeyen, bize ilerlemeyi gösteren en iyi aile demek. Rabbim tüm kemoterapi tedavisi gören hastalarımızın şifasını versin.



Yeşim GülTürk D.: Kanserle Dans, mücadele demek.



Esengül Canbulat:
Yolumuzun kesiştiği nokta, birbirimizi anlayabildiğimiz güzel insanlar demek.



Tolga Alan:
Sevincimi, üzüntümü, her şeyimi paylaştığım, geç bulduğum bir aile demek. Dansın yaşı olmazmış.



Filiz Songül:
Güler yüzler demek.

Dilber Kayacan I.: Yaşamın sunduğu tatları başka dilde algılamak, dostlarımın ve önceliklerimin farkına varmak, sahte kimlikleri elemek ve yaşama sevenlerimle, umutla yorulmadan tutunabilmek demek.


Emine M. Uşaklılar: Bence öğrenmek için bir okul.



Ömer Çınar:
Kanser benim için zorlu bir oyun demek ama bu oyunda ben galip geldim veee şu an zaferimin verdiği mutlulukla hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum



Semiha Göknar:
Sevgi bağı demek. Canlarım. Umutlarımı kanatsız meleklerimi yaşam kaynağım, mücadele ruhum, zor zamanlarım demek. Daha ne olsun. Kocaman yürekli ailem iyiki varsınız. Sizleri çok seviyorum

Yıldız Kaplan: Kocaman sevgi. Ulaşılabilirlik. Birlik demek


Selin Yürük: Gönül ve yürek işi demek.


Bediş Kül: Bazen en yakınındakilerle paylaşamadıklarını buradaki ailenle paylaşmak demek.


Sebahattin Baş: Aile gibi aile demek. Hasta olsun olmasın tek bir yürek olmak demek. Üzüntüleri ve sevinçleri birlikte paylaşmak demek. Görmeden, tanımadan sevmek, karşılıksız çıkarsız yardımlaşmak demek. İyiki varsınız ailem.



Perihan Küçükkök Ö.: Acıların azaldığı, mutluluğun çoğaldığı bir dünya.



Çiğdem Kaya: Menfaatsiz, çıkarsız birbirini tanımayan insanların yürek kardeşliği demek.



Gülderen Çevik O.: Bu dansa ilk başladığımda ailem ve sevdiklerim dışında her yer hapishaneydi. İkinci dansımda ise çok büyük bir ailem olduğunu öğrenmek demek kanserle dans.



Rabia Bulut K.: Umudumu kaybetmemek demek.



Mehmet Çağlayan:
sevgiler paylaşınca çoğalır demek. Acılar paylaşınca azalır. Emek demek, karşılıksız sevgi demek. Yani kısaca aşk demek.



Yasemin Yakar:
Bütün yüreklerin sevgiyle dans ettiği kocaman bir aile.


Ayşegül Alpargan Ş.: Nasibimde bu da varsa başım gözüm üstüne demek



Lütfiye Şengül: Nefes aldığın her anın kıymetini daha iyi anlamak, yaşamın her şeye ramen ne kadar güzel olduğunu hissetmek demek. Bu hissi hayatının ve sağlığının önemini bilmeyenlere farkındalık yaratmak adına sürekli bilinçlendirmek demek. Yaşamak güzeldir, her şeye ramen. Mücadeleye devam.



Fadime Tepecik: Benim için büyük bir mücadele demek. Ve ben başarmak istiyorum.


Tünay Yıldız: Umudun başlangıcı demek.


Kaptan Otuzbeş: Kader arkadaşlarımıza ışık olmak demek.


Seyfullah Solak: Katıldığım günden beri yaşantımın anlamı ve bir parçası demek. İyiki bu ailenin arasındayım. İyiki varsınız.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


Lütfü Çıtıroğlu

Meğerse biz ne kadar çokmuşuz. Ne kadar çok gülermişiz. Ne kadar çok dans edermişiz, bu kadar kısa sürede gülerek dans eden bu kadar insanın varlığını bilmek, onları gülerken dans ederken görmek güç veriyor insana. Sakın dirayetinizi yitirmeyin.



Mehtap Oğuzhan

Benim annem kanser hastası ve biz bunu ameliyat esnasında duyduk. Bütün tahlillerini tek başına yapmış ve kanında teşhis edilmiş kanser olduğu. O an ne yaşadığını bilmiyorum. Ameliyat kapısını 6 saat bekledik ayaklarımız ağrıdı beklemekten. Bundan 15 sene önce yumurtalığında kist vardı ve bu iyi huyluydu. Alınacak sağlıklı bir şekilde çıkacak diye biliyordum. Kardeşlerimle sorduk bulduk doktorun odasını. Doktor moral çok önemli kemoterapi görecek dedi. O an kafamdan sıcak sular döküldü neye uğradığımı şaşırdım kardeşlerime sarıldım bir şok gibiydi. Şimdi annemin 2. kemoterapi tedavisi, çok iyi olacağına inanıyorum ve iyi de gidiyor kan sonuçları. Yani kısacası annem hayata daha bağlı, hastalığını yenmenin yarısındayız. Teşekkür ederim kanserle dans sitesine.





Binnaz Kırlangıç

Merhabalar hepinize. Ben de kanserle dans edenlerdenim ama hiç ısınamadım ona, sevemedim ve 7 ay önce terk ettim onu. Şimdi çok mutluyum, siz de terk edin.  




Serap Sevik

KENDİMDEN ÖZÜR diliyorum. Yaşadığım süre boyunca hep MERHAMETİMİN arkasından yürüdüm, beklentilerimi arkada BIRAKTIM. Kimseden bir şey BEKLEMEDİM, doğrusu bu sanıyordum çünkü. Yaşadıklarımı, yaşayamadıklarımı İÇİMDE sakladım, SUSTUM. Bastırdım, olsun dedim İNSANLIK bende kalsın. Verdim, hep VERDİM karşılığını alıp alamadığıma BAKMADAN. Aslında güçlü olmak değildi istediğim ama olmak ZORUNDAYDIM ve oldum. Kendimi hep ERTELEDİM. Kimsenin beni anlamadığını bildiğim halde hayatıma girenleri bana verilmiş KUTSAL bir görev olarak gördüm. Herkesi mutlu etmek zorundayım ZANNETTİM. Benim de mutlu olmam gerektiğini UNUTMUŞUM. Görevim neyse en iyisini yapmalıydım ki VİCDANIM rahat etmeliydi. Birilerinin de bana karşı GÖREVLERİ olduğunu hiçe saymışım oysa. NE YAZIK Kİ; Karşımdakilerin EKSİKLERİNİ tamamlamaya çalışırken, onların HATALARINI görmeye vaktim kalmamış SANKİ. Beni ÜZMELERİNE bakmadan, karşılığında ne ALDIĞIMA ne hissettiğime ALDIRIŞ etmeden hep VERDİM. Kendimi nasılda UNUTMUŞUM. Unutturmuşlar aslında. PARAMPARÇA olmuş KALBİME, doğruları söylemeye çalışan BEYNİME, mutsuz YÜZÜME hep SUS dedim. Sen SUS. Kendime HAKSIZLIK ettim, kimseye etmediğim kadar. Kendime geldiğimde ise YORGUN, yılgın, bitkin bir köşede saklanıp ağlayan ÇOCUK olarak buldum. Ve ona elimi uzattım diyebildiğim tek şey " GEÇTİ. " Bir daha seni kimse ÜZEMEYECEK. Şimdi senden ÖZÜR diliyorum. Seni bu kadar HİÇE saydığım için, insanların seni bu kadar ÜZMELERİNE müsaade ettiğim için, seni hiç bir zaman DİNLEMEDİĞİM için, üzerine bu kadar SORUMLULUK yüklediğim için,
hakkın olan bütün duyguları sana YAŞATAMADIĞIM için. Şimdi tekrar SÖYLÜYORUM. İNSANLIĞIMDAN, KALBİMDEN, DUYGULARIMDAN, ÇOCUKLUĞUMDAN, HİSLERİMDEN çok ÖZÜR
diliyorum... !



Sevinç Avcı

Kanserle dans… Bedeninde, yüreğinde, içinde hep yaşarlar ve en iyi onlar anlarlar. Hayatta hiç bir şey üzülecek kadar değerli değildir ve anladıkları anda başlar onların kanserle dansı. Kimi umutsuzdur isyan eder, herşeyden herkesten kaçar, kimi dimdik durur karşısında hayatın ve döner aynada yansıyan yüzüne ve; hadi oradan hayat, sen mi beni yıldıracaksın ben mi seni. Gülümser sonra ve dans etmeye başlar umutla huzurla. Herşeyi alır önüne ve umudunu kaybedenlerin umudu olmaya adarlar kendilerini ve kanserle dans kucak açar onlara. Umutlarını alır umutsuzlara dağıtır, güçlendirir ve kocaman bir ailenin içinde unutturur kötü olan herşeyi...







Sevgi Sarıgül

Hani bazen gerçekten bittim dediğiniz anlar vardır ya. O gün ben gerçekten bittim demedim. Ne oldu bilmiyorum ama BENİM HAYATIM DEĞİŞECEK diyebildim. Hem de çok güzel olacak. Şu an duygularıma yenilmiş durumdayım. Evet hayatım değişti hem de çooook... Ebru ve Esra girdi hayatıma, açılan yaralarımı beraber sardık. Kangren olanları kesip attık. Beklediğim insanlar yanımda olmadı yada olamadı. Ama bana güç verdi bu 2 melek. Sonra ZAFERİMle zafer kazanalım dedik ama beni yarı yolda bırakıp gitti. Beraberinde kocaman yürekli dev AİLEM tuttu ellerimden. Mış gibi davranmaktan yorulduğum bir gündeyim sadece. Evet hayatım gerçekten değişti. Beklentim doğrultusunda olmasa da ciddi değişimler yaşıyorum. Bu sıkıntılı süreçte emin olduğum tek şey beni bırakmayacaksınız biliyorum. Kanserle Dans ailem. İyiki yanımdasınız ve yanımda olduğunuzu bilmek beni ayakta tutan tek şey. Hepinizi çooooook seviyorum.





Zambak Kan

Şu an hayatta en önemli olan şey sizce ne? Hiç düşündünüz mü? Mesela bazıları para diyor. Sağlık olmadıktan sonra paranın ne anlamı var ki? Bu hayatta her şey bir çark sistemi gibi bence. Herşey anında işlerse bu çark sistemi döner. Bunu hayatta şöyle özetleyebiliriz. Sağlık en büyük çark. Mutluluk ondan sonraki en büyük çark ve bu böyle uzayıp gidiyor. Peki bunlar bir bütün olmasaydı işleyebilir miydi? Hayır tabii ki de işlemezdi. Kısacası birlik ve beraberliğin önemi üzerinde durmak istiyorum. Birlik ve beraberlik olmasaydı kim bilir şu an nerelerde olurduk? Neden diyeceksiniz. İlk çağlara gidelim. İnsanlar ağaç oyuklarında yaşıyorlardı. İnsanlar bir araya gelmeseydi kültürel etkileşimler olmasaydı kim bilir biz şu an belki de daha bilgisayarı bile icat edemezdik. Bırakın bilgisayarı ticaret, ekonomi, diplomasi ve hayatımızın her alanına etki ederdi. Atalarımız bakın birliğe birkaç atasözü söylemişler: ’’Bir elin nesi var iki elin sesi var’’, ‘’Birlikten kuvvet doğar’’ gibi pek çok atasözümüz vardır. Sonuç olarak diyorum ki; Dansçı arkadaşlarım ellerimiz ellerimizin üstünde ve hep birlikte oluşturduğumuz mutluluklarla daha sağlıklı ve mutluluk dolu günlere kanat çırpacağız. Ve mutluluk danslarını bulutların üstündeymiş gibi yapacağız. Sadece inanın. Sağlık ve mutluluk dolu her ana...





Nur Sancak

Sevgili kanserle dans edenler ve yakınları, kimse kanseri, evinin içinde en yakınlarını veya kendisini yakalamadan tam olarak anlayamaz. Ben canlarımı annemle babamı 20 gün ara ile kanser illetinden kaybettim. Bu acılı ve zorlu süreçte (yaklaşık iki sene) çok zor zamanlar acılar geçirdim. Onların gözlerimin önünde eridiklerini gördüm. Kemoterapinin sonuçları ile açılan yaralarını, nefes alamamalarını, her gün her dakika ölümün gelişini izledim 13 yaşımdaki oğlumla ve hiçbir şey yapamamanın acısını yaşadım, ben de onlarla öldüm, kendimi soyutladım duygularımı köreltmeye çalıştım. Çok yıprandım ama hayat devam ediyor. Eğer kanser hastası yakını olan ve bununla yaşaması gereken biriyseniz ve konuşacak danışacak birini ararsanız lütfen bana mesaj atın. Bir iki tavsiyem, belki size iyi gelecek bir yolu beraber bulabiliriz. Sevgili kanserli hasta yakınları siz iyi olun ki onlar da kendilerini iyi hissetsinler.





Fadime Tepecik

Bizler kanserden değil gripten korkmalıyız. Ancak o zaman mücadele ederiz. Grip olunca vücutta direnç düşüyor ve enfeksiyon yayılıyor buna dikkat edelim. Ben 3 yıldan beri bu hastalıkla mücadele ediyorum ve başardım diyebiliyorum. Öncelikle doktorlara güvenmeliyiz sonrası moral ve hep pozitif olmalıyız. Önce meme kanseri 1 yıl sonra rahim kanseri… Yeneceğiz yeneceğiz o bizi yenemez.



Reyhan Bulut

Canlarım; yaşasın yarın sondan bir önceki tedavim var. Tam 14 ay oldu hastane yollarını aşındıralı. Ne ilginçtir ki, inanın doktorumu ve onkoloji hemşirelerimi özleyerek hastahaneye koşar oldum; sağolsunlar bana kanserimi bile sevdirdiler sevecen yaklaşımlarıyla. Herşey hepimiz için çok daha iyi olacak ve güneş bizim için çok daha güzel ısıtacak içimizi. Sevgiyle kalın dostlarım.






Mehdi Velayati

Merhaba benim güzel kanserle dans ailem. Maalesef bu kez pek güzel haberler veremeyeceğim size.
Yaklaşık bir yıldır mücadele verdiğim kanser hastalığımın kötüye gittiğini kısa bir süre önce öğrenmiş bulunmaktayım. Ama Allah izin verirse, her zorluğa ve sıkıntıya göğüs gerip, kanseri yeneceğim inşallah! Dualarınızda beni de hatırlayın ve şunu asla unutmayın: "Hayatta gülümsemediğiniz her gün, boşa harcanmış bir gündür!" Sevgilerle.



Gülseren Fatma Özgür

Kanserle dans ailesine merhabalar. Ben kendimi tanıtmak isterim. Böyle güzel bir site görünce hop diye atladım kusuruma bakmazsınız. Ben Gülseren 36 yaşındayım, 6 yaşında Nazım adında bir oğluşum var. Normal bir yaşantımız varken bizde tanıştık ama ben hastalık olarak görmüyorum, bir deneyimleme demek istiyorum. Ne zaman oldu ne oldu bunların hepsini kafamdan çoktan sildim ondan yazmayacağım ama sağ göğsüm alındı, herşey gayet yolunda. Benim sizlerle paylaşmak istediğim; ben meditasyon yapıyorum, çok iyi geliyor, herkesin yapmasını isterim. Bir de İzmir ve İstanbulda yapılan güzel etkinliklerden Bursada da yapabiliriz, şifalanma meditasyonu gibi. Hepinizi seviyorum.




TC Seviye Çetindoğan

Küsmedim hayata, yaşama, kadere ve insanlara. Sadece biraz kırıldım. Yıkılmadım savaştan, kavgadan ve dertlerden. Sadece biraz yaralandım. Vazgeçmedim hayallerden, umutlardan ve yarınlardan. Sadece biraz erteledim. Unutmadım sevgiyi ve mutluluğu. Sadece zamana bıraktım.




Çapulcu Ayşin Kasap Atalay

Kanseri atlatalı 5 sene olmak üzere. Bence herşeyden çok moral önemli. Bu hayat benim ve yaşamak güzel deyip hayata sonuna kadar tutunmalı.



Özlem Tekin Akarken

İçindeki sesler vazgeç çabalama son nokta işte dediğinde, yüreğindeki umut fısıldar sana; beni de duy diye. Bir kez daha dene, diren diye... Herkes için kendin için direneceksin çabalayacaksın.


  

Şule Mutluay

Bende dansımı anlatmak istedim.b Birçok dans hikayesini okudum,rahatladım. Benim de bir katkım olursa ne mutlu bana. Şunu bilin yılmak yok, mücadeleye devam, yaşamak güzel çünkü. İnsan hayatı boyunca beklemediği şeylerle karşılaşabiliyor, aklının ucundan bile geçmeyen sözler, duymayı düşünmediği bir haber, başına gelebileceğini düşünmediği hastalıklar. Bir gün rutin bir doktor kontrolünde sağ göğsümde bir kitle olduğunu öğrendim. Eşim yanımda yoktu, bu haberle şok olmuştum, çok ağladım. Arkadaşlarım yalnız bırakmadılar. 2 gün sonrada eşim geldi yanıma. Hemen biyopsi yapıldı, sonuç kesinleşti; 3.evre meme ca. Bayağı ilerlemişti, lenfime sıçramıştı ama ben yeni farkına varmıştım. Cerrah kuzenim Burak Çulhaoğlu’nun yönlendirmesiyle gereken bütün testler, filmler çekildi. Hemen ameliyat olmama karar verdi. O göğüs alınıp herşey temizlenmeli dedi. Ama ben korkuyordum, neden hepsi alınmalıydı, sadece kitle neden alınmıyordu. Bu arada başka doktorlara da gösterdik onlar da sadece kitleyi alacaklarını söylediler. İki farklı karar vardı, benim için zor olan. Hemen karar vermem gerekiyordu. Burak abimin sözünü dinleyerek hepsinin alınmasına karar verdim. 5 nisan 2013 mamografi, ultrasonda çıkan 2 santimlik kitleden 17 nisan 2013 ameliyat olarak kurtuldum. Ve bu 4 santimmiş, sağ göğsüme yayılmış, bir lenfime sıçramış. Burak abicim güzelce temizlemişti herşeyi. Bir gece hastanede yattım, sonra taburcu oldum. Çok çabuk ayağa kalktım. Yanımda eşim, kızım, annem, kayınvalidem, dostlarım, arkadaşlarım, tüm sevdiklerim ve beni sevenler vardı. Duyanlar arıyor, yanıma geliyor, bana destek oluyorlardı. Telefonlarım susmadı. Herkes iyileşeceksin diyordu. Önceleri her telefonda anlatırken ağlıyordum, artık ağlamamaya başladım. Ameliyat olmuştum, bu illeti atmıştım vücudumdan. Annemle kayınvalidem bana dönüşümlü olarak baktılar, evde temizliğimi yapan bayan da vardı. Hiçbir iş yapmadım, herşey önüme geliyordu, moralim yerindeydi, sevdiklerim yanımdaydı. Evet 3 hafta sonra 8 Mayıs 2013 dikişlerim alındı. İkinci şoku da o zaman yaşadım, bir memem yoktu, bir bayan için olabilecek en kötü şey. Alındığını biliyordum ama görmek beni kötü etkilemişti, gözlerimden yaşlar akmasına engel olamadım, hüngür hüngür ağladım. Burak abi beni bir psikologa yönlendirdi, tavsiye ettiği bir ilacı kullanmaya başladım, hala da kullanıyorum. Böylece bu şoku da atlatmıştım. Kemoterapi sürecimde Onkoloğum Taflan Salepçi ile görüşmemiz sonucunda 8 kür kemoterapi yapılmaya karar verildi. 2 gün sonra 10 Mayıs 2013 de ilk kemoterapimi aldım. Bir gün öncesinde can dostum arkadaşım Ayşenim evinde bütün arkadaşlarımı toplayarak bana sürpriz parti hazırlamış. Aydancığımın da kahkaha terapisiyle beni kahkahalarla ilk kemoma gönderdiler. 4 saate yakın bir ilaç alımıyla biraz yorgun olsam da mutluydum. Eşim dışarda beklemişti beni, evimize döndük. Biraz bulantım vardı, biraz kokulardan etkilendim ama çok da kötü olmadım, iştahımda kesilmedi, neyi canım istediyse onu yedim. Uzun gür saçlarım vardı, hala dökülmemişti, aaaa dökülmeyecek galiba saçlarım diye seviniyordum. 2 haftanın sonunda saçlar dökülmeye başladı. Kuaföre gidip kısa küt kestirdim. 2 gün sonra banyoda fırçaya tomarla saçlarımın geldiğini gördüm, bir yıkılma daha, hepsi dökülecekti anlaşılan. Sonra eşim hepsini kesti, keltoş olmuştum, kafamın yapısı güzelmiş, çukur mukur yokmuş. Bu arada kimselere sarılıp öpemedim, mikrop kapmayım diye ama kızımı öpüyordum. Herkes etrafımdaydı, yanımdaydı. Bir iki derken 21 günde bir aldığım 8 kür kemoterapi bitmişti. 21 gün sonra 23 defa yapılması planlanan radyoterapi başladı. Hafta içi her gün gidip geliyordum. Buna kendim arabamla yalnız gittim geldim, rahatlıkla ve bugün 28 Kasım 2013 son radyoterapimi aldım. 7,5 ay gibi bir sürede tedavim bitti Allahıma bin şükürler olsun. Koruma amaçlı herceptine adlı ilaçtan 2 sini aldım. 6 kür daha alacağım. Daha sonra rutin kontroller devam edecek. Hayat; uzun, ince, engebeli, dolambaçlı bir yolmuş. Mevsimler gibi bazen kış, bazen yaz, bazen ilkbahar. Bu yolda yürürken bazen tökezleyip düşebiliriz. Önemli olan ayağa kalkabilmek. Elinden tutup kaldıranların olması “Her şerde bir hayır vardır” diyerek ders alıp yola devam edebilmek. Yaşamanın kıymetini anlamak, canının kıymetini anlamak, sevmek, sevilmek. Beni hep sevip yanımda olan eşim, kızım, ailem, dostlarım, arkadaşlarım sizleri çok seviyorum. İyiki varsınız hayatımda. Annem iyiki doğurmuşsun beni, iyiki senin kızınım. Çok teşekkür ediyorum hepinize, hep yanımda olduğunuz, hep destek olduğunuz için. Kucak dolusu sevgilerimi gönderiyorum hepinize. Hayat güzel, yaşamak güzel, sevmek güzel, sevilmek çook güzel.





Alev Baydan

Kanserle dansta 8 kür kemoterapinin ardından dün akşam itibariyle 25 kür radyoterapiyi de bitirdim ve bundan sonra dansa 5 yıl ilaçla devam edeceğim. Bu süreçte beni bir an olsun yalnız bırakmayan canım eşime sonsuz teşekkürler onu çok ama çok seviyorum. Canım kızım ve canım oğlumu da unutmadım tabiiki. Ayrıca yanımda olan ailem ve tüm sevenlerime de ayrı ayrı çok teşekkürler. Radyoterapi tedavimde emeği geçen Ferah hocama, Selami beye, Kürşat'a, Ali beye ve Hasibe hanıma da ayrı ayrı çok teşekkürler ediyorum iyiki varsınız iyiki yanımızdasınız herkese sevgiler. Yaşamak herşeye ve her zorluğa rağmen çok ama çok güzel kıymetini bilin ve hayatı doya doya yaşayın çünkü hayat çok kısa.




Gülten Mermer

Kendimi çok iyi hissediyorum Sanki o dansı hiç yapmamış gibi ama korkuyorum. Yarın kontrolüm var, ya beni tekrar dans etmek için sahneye çağırırlarsa diye. Allahım hepimizin yar ve yardımcısı olsun.



Ebru İney

Kanserle Dans Derneği için 42 km 195 m az bile! Hayatımın ilk resmi koşusunu, ilk maratonunu onlar için koştuğumdan dolayı çok mutluyum. Hepinize desteklerinizden ötürü sonsuz teşekkürler. Bağış yapmak isteyip fırsat bulamamış arkadaşlarım için hala geç değil. Sevgiler.



Çiğdem Yayla

Ne kadar zor olursa olsun, ne kadar engebeli yokuşlar önümüze dikilirse dikilsin yine de yaşamak çok güzel. Umutsuz kalmadan, en dipte olduğumuz anlarda bile minicik bir umut kırıntısına tutunarak hayal kurmak ve yaşama her zaman sımsıkı sarılmak. Aslında hayattan zevk almasını bilmek, yaşarken mutlulukla gülümsemek, içimizdeki sevgiyi en güzel şekliyle başkaları ile paylaşmak, yaşadığımız her anın hakkını vermek o kadar basit ki. Yeter ki farkına varalım, yeter ki her yeni günü sevgiyle, gülümseyerek karşılayalım. Hayat bizleri ne kadar zorlarsa zorlasın yine de her dibe vuruşun sonrasında düzlüğe mutlaka varacağımızı hiçbir zaman unutmayalım. Hayatın sesine kulak verelim, bizimle yaptığı sohbete katılalım. Karşımıza bir şeyler çıkardığında, bizleri gereğinden fazla zorladığında, içindeki mesajı almamızı beklediğini, üstelik o mesajı bizlerden başka kimsenin anlayamayacağını fark edelim. Çünkü hayat her defasında “ BENİ YAŞA” diye bağırıyor. Bu sesi duyan zevkli insanlardan olalım, nefes alınan her anın değerini buram buram tadalım.







Gülderen Çevik Oçan

Beş sene önce kanserle olan dansımı başarı ile sonuçlandırdım derken iki ay önce tekrarlayan bir atlamayla tekrar başladım. Fakat hiçbir zaman yılmadım dansımda hareketler zorlaşsa da ben yine hayat doluyum. Çalışıyor eğleniyor ve sevdiklerimle sevenlerimle beraberim.



Nurten Gümüş

Merhaba ben Nurten. 2010 haziran ayında göğüs kanseri olduğumu öğrendim. İlk önce ağladım, üzüldüm, ölüm geldi aklıma isyan ettim neden ben diye. Sonra baktım ki yalnız değilim. O gün anladım pes etmek yok, bende kanserle dans edebilirim. Önce kendim için sonra çocuklarım ve eşim için güçlü olmalıydım. Bir senelik kemoterapi döneminde eşim, çocuklarım ve canım ablam Tülay'ım bana yeni doğmuş bir bebeğe davranır gibi davrandılar. Ablam her kemoretapiden sonraki iştahsızlığımla savaşırken, ben de bedenime musallat olan bu hastalıkla dalga geçmeye çalışıyordum. Saçlarım dökülmeye başladığında üzüntüme dayanamayan eşim seni daha da güzel bir kadın yapacağım gel diyerek saçlarımı kazıdı. Dökülen saçlarım ve alınan göğsümden sonra bile benim canım eşim her zaman güzel olduğumu ve beni çok ama çok sevdiğini söylediğinde Allahıma bir kez daha teşekkür ettim muhteşem ailem için. Kızlarım şehir dışında okudukları için çok yanımda olamadılar ama sürekli arayıp benim kanserle olan dansıma eşsiz bir müzik oldular. Onlar benimle konuştukça, sesleriyle tekrar ayağa kalkıyordum. Şimdi herşey yolunda. Geriye dönüp bakıyorum 3 sene geçmiş. Ben ve ailem, biz kanserle vals yaptık. Yalnız değilsiniz, pes etmek yok, dans etmeye devam...




TC Münire Kalemci

Biz kanserle dansa 2013 şubat ayında başladık. Eşimin hastalığını öğrenince inanın dünyam yıkıldı, sonra devamlı tedavi süreci başladı. 6 kür kemoterapiden sonra hiçbirşey kalmadı ama bir ay sonraki pet çekiminde yeniden metastas yapmış. Şimdi tekrar 6 kür kemoterapi alıyoruz, 10 kür ışın aldık. Dilerim Allahtan eşim ve aynı hastalığı yaşayanların dansları mutlu sonla biter ve bunu atlatanların şansları bizlerle de nasip olur. Sizlere de çabalarınızdan dolayı çok teşekkür ederim kanserle dans ailesi. ALLAH yardımcımız olsun, sevgilerimle.





Hülya Güner

Merhaba dostlarım. Bu sabah kanserle dansa nasıl başladığımı anlatmak için geldim yanınıza. Madem herkes dost arkadaş burada, madem acılar paylaştıkça küçülür, ben de küçülmesi adına acılarımı anlatayım istedim size. 4 yıl önce başladım dansa. Hiçbir sebep yokken şişen boğazımı kendimce ağrı kesiciler antibiyotiklerle geçiştirmeye çalışan aydın birisiyim ben. Sırf okulumdan öğrencilerimden ayrı kalmamak için doktora gitmek istemedim. Ara ara tekrarlayan şişlikler bu kez koltuk altlarıma kasıklarıma musallat oldu. Kollarımı kaldıramaz adım atamaz duruma geldiğim halde umursamadım. Birşeylerin ters gittiğinin farkındaydım ama inanın kendi üstüme kondurmak istemedim. Bu durum tam 8 ay sürdü. Ara ara şişlikler çıkıp kendiliğinden geçiyordu. Bir gün çok kötü hastalandım. Evde bayılmışım. Apar topar hastaneye götürmüşler beni. Bir sürü test tahlil sonucu birşeylerin ters gittiğini öğrendik. Biyopsi yapılması gerektiğini söyledi doktor. Yalnızdım haberi aldığımda. Nedenini sordum lenfoma olabileceğimi ama kesin sonucun biyopsiden sonra belli olacağını söyledi doktor. Şok oldum. Kimseye birşey söylememesini tembihledim. Parça alındı o gün. Kalın bir iğne ucuyla kasığımdaki şişlikten aldılar. Eve geldim, kafam karışık sorulara cevap veremiyordum. Sonuç çıktı doktorum aradı görüşmemiz gerektiğini söyledi. Sesi iç açıcı değildi. Yanına gittiğimde lenfoma olduğumu öğrendim. Ondan sonra bir sürü işlem yapıldı vücudumda. Ultrason, mr, derin kan tahlilleri. Izdıraplı bir süreçti bu. Kesin tanı kondu ve ben dansa başladım. 6 doz kemoterapi aldım. Ardından radyoterapi. Saçlarımı kaybettim. Ama umudumu kaybetmedim hiç. Çocuklarım annem babam kardeşlerim arkadaşlarım hep yanımdaydı. Manen ve madden desTeklediler beni. Bir tek eşim uzaklaştı benden. Bu sancılı süreçte bir eşimin davranışı bir de malulen emekli edilişim ağır geldi bana. Zaman zaman düzeliyoR değerlerim. İyileşiyorsun diyor doktorlar. Ama üzgün olduğumda hastalanıyorum yine. Moral en iyi ilaç arkadaşlar. Hiçbişey takmaycaksınız kafanıza. Gezin dolaşın gülün eğlenin elinizden geldiğince. Düşe kalka hala dans ediyorum ve onu oturtana kadar oturmaya da hiç niyetim yok. İşte böyle. Beni dinlediğiniz için teşekkürler. Hepimiz birbirimize destek olursak dansımızı galip bitiririz buna inanın. Sevgiler.

Fırat Çevik

Tam 8 yıl oldu eşim kanserle dans edeli. Adı Yasemin. Henüz evleneli 1 ay olmuşken teşhis koyuldu eşime kansersin dediler sanki o teşhisi bana da koymuşlardı. Patoloji uzmanı vah vah henüz 25 yaşındasın ve geç kalmışsın dedi yüzümüze sonuçları alırken ama kenetlendik birbirimize 6-7 hafta olmuştu evleneli ama Adana-Ankara derken İzmirde soluğu aldık Ege Üniversitesinde yoğun bir tedavi sürecine girdik saçlarımızı kazıttık ikimizde kemoterapi başlayınca. Nasıl olsa uzayacaktı tekrar, evet uzun saçlarımızla beraber gezecek eğlenecek günümüzü gün edecektik. Derken göz açıp kapayana kadar 6 kez 3 hafta arayla kemoterapi 3 haftada ışın ve bitti yaklaşık 10 ay süren çileli tedavi!! 1 ay sonra mr çektirdik ve sonuç; kara bulutlu günler dağılmış ve hayatımıza güneş doğmuştu çok şükür temiz çıkmıştı sonuçlar! Şimdi ne mi yapıyoruz? Allah arka arkaya iki güzel kız çocuğu verdi ve her günümüzden zevk almaya çalışıyor ve Allaha şükür ediyoruz. Sizde pes etmeyin ve savaşın. Sevgiler. Biricik eşim Yasemin Çevik'e




Zeynep Ceylan

Hepiniz çok güzelsiniz ve hepinize hayranım.



Mell Mc

O gün gelecek ve ben dansımı bitirdiğimde ''show must go on '' diyeceğim. Sayfanızın takibindeyim güzel haberleri almak mutlu ediyor. Allahım herkese şifa versin. Antalya'dan SEVGİLER.



Çisem Ertekin

Merhabalar. Adım çisem. 19 yaşındayım. Lenfoma hastasıyım. Çok zorluk çektim, çok ağrılarım oldu. hatta doktorlar yüzüme karşı iyileşme şansın çok düşük dediler. Çok korktum ama hiç hastalığımı umursamadım. benimle birlikte kemoterapi alanların hepsinin kan değerleri düştü fakat benim hiç birşeyim olmadı. 15gün hastanede yattım ilk kemoterapiyi alınca yoğun bakımı hazırladılar, beni oraya alırlar diye ama ilacı alınca şişliklerim indi ağrılarım geçti. Şu an kemoterapi alınca hastaneden eve yürüyerek geliyorum ki ilk hastalığım çıktığımda tek adım bile atamıyordum nefessizlikten. Haftaya cuma 3. kemoterapimi alacağım tabi bu sırada çok büyük destekçilerim oldu; nişanlım. Hastanede yattığım sürece o hep yanımda kaldı, nişanlım öğretmen sabah erken gitmesine rağmen geceleri ağrılarımı acılarımı dinledi. Babam hep yanımda oldu her dakika aradı iş yerinde olduğu için yalnızca akşamları gelebildi. Kardeşimi yanıma bırakmadılar onu uzun süre göremedim ama hissediyordum duaları beni rahatlatıyordu. Komşularım akrabalarım hep destek oldu onlar moral verirken bana ben de onlara moral verdim çok iyiyim diye. Komşumun kızı özlem ablam her zaman arayıp sordu yanımda oldu hep. Herşeyden önemlisi en büyük destekcim annemd, yemeğimi ayağıma getirdi meyvelerimi yedirdi hep yanımdaydı. Nefes problemim olduğu için her nefesimi saydı onu çok seviyorum. Allah hepimizin yardımcısı olsun. Şuan çok iyiyim en kısa sürede fotoğrafımı da sizinle paylaşacağım. Çok huzurluyum ağrılarım yok acılarım dindi. Çok mutluyum, inşallah iyileşeceği, herşeyin başı moral. Mutlu olun ve dilediğiniz herşeyi yapın hastayım deyip kesinlikle yatmayın dik durun. Herkese teşekkürler. İYİ DANSLAR


Hilmi Çiçek

Bedenim yanınızda olmasa bile YÜREĞİMİN SİZLER İÇİN ATTIĞINI BİLMENİZİ İSTERİM. RABBİM ŞİFALAR VERSİN SİZLERE.



 Ülviye Yener

Ben kanserle mücadelemde hep yalnızdım. Çocuklarım uzakta olduğu ve görevleri olduğu için yeteri kadar yanımda olamadılar. 2 yıl bitti, göğsümü kaybettim ama azmimden bir şey kaybetmedim. Şimdi herşeye daha olumlu bakmayı öğrendim. 5 yıla dayanan tedavim devam ediyor. HAYATLA DANSA DEVAM DİYORUM.




Altinilce Maltepe

SEVGİLİ ARKADAŞLAR 6 YILDIR DANS EDİYORUM. KANSERLE ÜMİDİNİZİ İNANCINIZI YİTİRMEYİN. PES ETMEYİN. DANS EDİYORUZ ÇEKİYORUZ BİRBİRMİZİ AMA HİÇ BIRAKMIYORUM KENDİMİ. BİRLİKTE YAŞAMAYA KARAR VERDİK ANLAŞTIK AMA SÖZ HAKKI BENDE BEN NE DERSEM O OLACAK. BUNU DA BENDEKİ İSTİKRARI VE AZMİ GÖSTEREREK BAŞARDIM. NE OLUR BENİ DÜŞÜNÜN VE ASLA YILMAYIN KARDEŞLERİM. EN BÜYÜK İLAÇ İNANÇ İSTİKRAR VE AZİM. ÜZÜLMEYİN ÜŞÜTMEYİN VE ASLA STRES SIKINTI YAŞAMAYIN :))


  

Gülsen Roza Yıldırım

Herkese iyi akşamlar.  2011 kasım meme kanseri teşhisim konuldu, sol göğsümden koruma meme ca ameliyatı oldum, iyiye gidiyordu. Sene 2013 tekrar nüksetti, yine sol göğsüm. Doktorum göğsünü alacağız üzülme dedi, ben de üzülmüyorum olmasa da olur, yaşamam önemli, haaa hocam bu kadar ısrarınıza dayanamadım, bir göğüs değil mi alın lafımı olur dedim. Doktorum biz bunu yeneriz böyle düşünüyorsan takma kafana, hayata iki tokat at, yaşamaya bak dedi. Şimdi 21 kasım 2013 ameliyata alacaklar, dostlarım, ailem ve doktorlarım, tabi önce Rabbimin yardımıyla atlatacağım. Tüm kanserle savaşarak dans eden arkadaşlarıma Allahtan şifa diliyorum

  


Yağız Katarsizlar

9 aylık bir zorluktan sonra mutluluğu tekrar hak etmenin ve galibiyetin sevincini herkesle paylaşmak istedim. Allah kimseye göstermesin.



Sabriye Gündüz Uzunoğlu

Bugün kızım güne çok mutlu başladı. Keman kursuna gidecek, artık bir kemanı olacak ve içinde paylaşamadıklarını keman çalarak yüreğindekileri bize anlatacak. Yüreği sevgi dolu insanlar var bu dünyada, kanserle dans ailesi süpersiniz, iyiki sizi tanımışım, iyiki varsınız.



Necmiye Fidan

Ben kanserle 2008 tanıştım, sevgili eşim cilt sıkomaz hücreli karsinom olduğu vakit, eşimin yanak içinde çıktı. Bize denilen, ağır ilerleyen bir tür, ameliyattan sonra birşey kalmayacak dediler ama 1 buçuk sene sonra kasık lef bezlerine sıçradı. O yatağe düştüğü an ben de meme ca oldum. Bir yerde eşim bir tarafta ben kemoterapi görüyorduk ama herşeye rağmen ayakta durmaya çalıştım Çünkü onun üzülmemesi gerekiyordu. Bir de 15 yaşındaki oğlum daha küçücüktü, çaresizce acımı tek başına karşılıyordum. 6 ay kemo gördüm ama eşiminki geç kalmıştı ve lam oluşmuştu. Kemiklere vurdu ve eşimi kaybettik ama arkada çok genç daha 16 yaşında bir çocuk kaldı. Onun için Allahıma çok dua ettim ediyorum, şükürler olsun 2009da ameliyat oldum. 4 senedir savaşıyorum. Rabbim ne kadar ömür biçtiyse o kadara kadar gideceğim, bunu da biliyorum. Dilerim Allah kimseye bu hastalığı vermesin her şeyiyle zor korku içinde yaşamak çok zor. ALLAH KİMSEYİ SEVDİKLERİNLE SINAMASIN ÇARESİZLİK ÇOK ACI VERİYOR BÜTÜN HASTALARA ŞİVA DİLİYORUM İYİ GÜNEŞLİ GÜNLER SİZLERİN OLSUN HOŞÇAKALIN.

Kamer Gülen Erte

SELAM ARKADAŞLAR BEN KAMER. BUNLARI YAZMAK GERÇEKTEN O KADAR MUTLULUK VERİCİ BİRŞEY Kİ, ALLAHA ŞÜKÜR. Ben yumuşak doku tümörünü eskiden taşıyan biriyim ama artık o mikrobu yenmekten ve vücudumdan atmakdan mutluluğumu ifade bile edemem. Ailem, akrabalarım arkadaşlarım bu konuda o kadar yardımcı oldu ki ben bunu yenmek için kendimden çok onlara bir vefa borcu olarak düşündüm. Yaklaşık altı aydır uğraşıyorum ve mutlu sona radyoterapi bitiminde yani 20 gün sonra Allahın izniyle mutlu sana ulaşacağım. Ben hep şunu söyledim ben KANSERLİ DEGİL SERKANLIYIM ve bu mikrop en fazla 200 gr ben 95 kg ve bu mikrop benim altımda ezilmeye mahkum dedim ve de öyle oldu ALLAHA ŞÜKÜR. Bu sınavda eşimin çocuklarımın ailemin arkadaşlarımın DOKTORUM Mustafa Özdoğan MED STAR Hastanesi çalışanları kadar gerçek bir damdan düşenin o kadar yardımı oldu ki Allah ona da bana da düşmanıma bile o zamanları yaşatmasın (MEHMET ACAR) Bana o zamanlar desteği o kadar çoktu ki telefonla bile yetmişti. Bir de yan yana olsak belki de o kadar biler kalmazdı o mikrop içimde. Bana ve bu SERKAN hastalarına yardımlarını desteklerini esirgemeyen herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Emin olun ki biz SERKANLILAR şunu çok rahat ve içten söylüyoruz. Kİ İYİKİ DE ÇEVREMİZDE SİZİN GİBİ İNSANLAR VAR OLDUGU SÜRECE BİZ BU HASTALIĞI YENERİZ. SİZİ SEVİYORUZ. HAYATI VE YAŞAMAYI DA SEVİYORUZ. SONSUZ TEŞEKKÜRLER!

  


Neslihan Aytuğ Çoklar

Merhaba sayfanızın uzun zamandır takipçisiyim ama şimdiye kadar sadece yazılanları okumak ya da bazı yazıları beğenip paylaşmaktan ibaretti takipçiliğim. Bugünse birşeyler yazmak geldi içimden.  Annemi bu melun hastalıktan dolayı kaybedeli tam 13 gün geçti. Acısı daha ilk gün ki gibi, biliyorum zamanla bunu da atlatacağız. Biz bu hastalığa yakalandığımız günden beri annem de dahil hiç bir zaman NEDEN yada NİÇİN BİZ demedik. Çünkü bunun bir çözüm olmadığının farkındaydık, kuzumun bu hastalığa yakalanması ve gidişi 2,5 yıl süre zarfında oldu, çok zor bir ameliyat ve hastane sürecinden sonra muhteşem bir 1,5 sene geçirdik. Mevlamın bize verdiği bu (kısacık diyeceğim) sürede annem hayatını yeniden doğmuş ve 12 yaşında kalmış bir kız çocuğu gibi o kadar mutlu geçirdi ki, bizim zaman zaman gece yastıklara kapanıp ağladığımız dönemlerde bile o hayata gülerek ve pozitif bakmayı bildi. Bize her zaman; hayat yaşanacak kadar güzel, asla birbirinizden ayrılmayın derdi. Şimdi onun dediği gibi bizde hayata gülerek bakmaya çalışıyoruz. Benim annem rektum kolon kanseriydi bazen öyle şeylerle karşılaştık ki radyoterapi ve kemoterapi dönemlerimizde Allaha bu hastalığın kötünün iyisini bize verdiği için şükrettik. Evet sürecimiz kısa idi ama annem açısından dolu dolu geçti. O hayatının son anına kadar çok mutlu yaşadı, benim için bu hastalığa yakalanan ve onunla yaşamak zorunda kalan tüm hastalar ve yakınları Mevlamın özel seçmiş olduğu kişiler, bizler seçilmiş insanlarız. Evet çok acı, evet çok zor, zaman zaman kahrolunup belki de isyan edilebiliniyor ama ne olursa olsun ister annemiz babamız herhangi bir yakınımız ya da kendimiz olalım hayatı dolu dolu hakettiği gibi yaşamayı öğreniyoruz. Bu hastalıktan dolayı şifa bekleyenlere Mevlam şifalar yakınlarına da sabır ihsan eylesin inşallah. Benim KAHRAMANIM da sensin ANNEM.



Handan Derya

8 kemoterapi bitti, 6 hafta radyoterapi var sırada. Herşey güzel gidiyor. Kanserle dans ailesini hep takip ediyorum. İnsanlara umut ve yaşam kaynağı oluyorsunuz. Herşey paylaşınca güzel.




Dilek Demirhan

Benim savaşın tam bir yıl önce başladı. Hayatım hiçbir zaman eskisi gibi olmadı. Renkler bile farklı artık. Eskiden kızdığım konuların ne kadar saçmasapan olduğunu anlıyorum. Şimdi daha sıkı sarılıyorum insanlara, şimdilerde daha farklı bakıyorum hayata ve her şeye. Hiçbirşeyin aslında çok önemli olmadığını anlıyorum. Bugün tam bir yıl önce hayatımın alt üst olduğunu düşünürken sanırım tam o gün ben yepyeni gözlerle bakar oldum hayata. Savaşım bitmedi AMA bu güzellikleri bırakip gitme niyetinde değilim.



Meryem Bulut

Selam Nevşehir’den yazıyorum sevgili kanserle dans ailesi. Ben Meryem 30 yaşındayım. Sitenizi epeydir takip ediyorum. Benim milyonda bir görülen ve tedavisi belli olmayan bir hastalığım var. 3. ameliyatın asla mümkün olamayacağını söylediler. Kemoterapi de fayda etmedi. Aslında doktorlar nasıl bir yol izleyeceklerine karar veremediler. İlk duyduğumda büyük bir şok yaşadım ama hayattan ve kendimden asla umudu kesmedim. Çevremdeki akraba eş dost tanıdığım tanımadığım herkesin başaracağımı, bu işi moral ile atlatacağımı düşünmesi beni bir kat daha güçlü hissettirmeye yetiyor. Sevgili kanserle dans ailem, sizin yazılarınızı okudukça bu olacak diyorum ve buna da inanıyorum dualarınıza ihtiyacım var.




Ayşegül Turcan

MERHABA. BANA 2008 NİSANDA TEŞHİS KONDU. MULTIPLE MİYELOMA EVRE: 3B HASTASIYIM. OMURGAM ÇÖKTÜ. 14 santim BOYUM KISALDI. YAKLAŞIK 1 SENE TEKERLEKLİ SANDALYEDEYDİM. ŞİMDİ OTOBÜSE BİNİYOR ARABA KULLANIYORUM. BEN İNANDIM İYİLEŞECEĞİME VE REMİSYONDAYIM. BENİM TANIMI ALMIŞ DOSTLARLA YAZIŞMAK İSTERİM. Tüm kader arkadaşlarıma şifa ve sevgi dileklerimle.


Sabahattin Yeşiltepe

Eşim 2003 yılında meme kanseri oldu, biyopsiden o raporu alınca dünyamız yıkıldı eşime söyleme konusunda tereddüt yaşadım. Arkadaşlarımız sağ olsun o gün bizi yalnız bırakmadılar. Hep beraber eşimin haberi olmadan söyleyememenin acısı içersinde yemek yedik. Sabah hep beraber doktorumuzun yanına gittik, hastalığımı doktor söyledi. Eşim biraz şaşkın o zaman göğsümün tamamını alın dedi, doktorumuz seni kurtarırız korkma diye eşimi telkin etmeye çalıştı. Çok nitelikli hastası ile diyalog kurmasını bilen muhteşem bir doktorumuz vardı. Eşimin bu hastalığı atlatmasında payı çok çok büyük bildiğiniz gibi ameliyattan sonra her şey başlıyor, kemoterapi radyoterapi en zor dönemler biz ailecek bu hastalığı yeneceğiz dedik eşime hastalığı süresince yardımcı olduk. Onu seviyordum kaybetmek istemiyordum. Bu hastalığın sevgi ile başarılı olacağına inancım sonsuzdu. Hep yanında olmaya tedavi zamanlarındaki hırçınlığını kızgınlıklarını hoşgörü ile karşılamaya çalıştık çocuklarımla beraber. Oğlum bir gün bana, baba sen anneni 40 yaşında kaybettin ben 16 yaşındayım kaybetmek istemiyorum dedi, duygulanmamak elde değil. Korkma annen güçlü birisi yenilmez dedim. Hala o sözler aklımdan çıkmıyor. Kemoterapi uygulandığı zaman biz evde elimizden geldiği kadar onu hoş tutmaya çalışıyorduk. Arkadaşlarım sağ olsun ev işlerinde bize çok yardımları dokundu. Onara ne kadar teşekkür etsek azdır. Radyoterapi işlemleri de bittikten sonra doktorumuz (Baha Zengel, ona çok şey borçluyuz hayata tutunmamıza yardımcı oldu, İzmir Bozyaka hastanesinde görev yapıyor) çok başarılı bir dönem geçirdiniz, benden, bilimden kopmadan istediğiniz bitki çeşitlerini deneyin ama danışın dedi. Biz de aynı onun dediği gibi yaptık. 5 yıllık ilaç tedavisi sürdü, her yıl kontroller yapıldı, kontroller altı aydan yıllık kontrole geçti ve doktorumuz bu yıl çok güzel bir dahaki seneye görüşelim dedi. Belki bir daha görüşmeyiz bile diyerek bizi sevindirdi. Biz ailecek bu illetten kurtulmak için sevgiyi seçtik, onun başaramayacağı hiçbirşey yoktur dedik ve başardık. Şimdi daha mutluyuz, her şey sevmekle başlar. Ben de her zaman sevdiğim eşimi kazandığım için çok mutluyum.




Hülya Çetin

Selam bende uzun zamandır sayfanızı izliyorum. Benim de sol meme alındı. kemoterapilerimi aldım. Artık rutin kontrollerimi oluyorum. Kısaca yazdım ama nelerle uğraştığımı siz anlarsınız. Yüce Allahıma şükrediyorum. Sonra da doktorlarımdan Allah razı olsun. Biraz rahatladım artık aranıza katılmak istiyorum. Hepinize de geçmiş olsun bu arada. Sizleri de seviyorum.



Nuray Deniz Deniz

Selam. 5 yıldır aranızdayım, takip ediyordum ama yazmaya cesaret edemiyordum. Dualarınıza ihtiyacım var. Korkuyorum, bunu yazarken utandım. Beni anlayabileceğinizi biliyorum. Yorucu bir süreç ve desteğe ihtiyacım olacak. Rabbim hepimizin yardımcısı olsun.




Aysel Tekin Ertaş

Bugün kemoterapi alırken yanımda bulunan abla kendi kanser hikayesini anlatıyordu. "Kanser olduğumu duyduğumda hayatım toz duman oldu dedi." Ben duyduğumda ise bir rol vermişler oynuyorum diye düşünmüştüm. Şimdi tam 5 ayı arkada bıraktım. Kanserle dans grubunu yengem söylemişti. Aranızda olmak ve paylaşımlarınızı okumak bana iyi geliyor. Ben daha yeni yeni dans etmeyi öğreniyorum. Ama inatçıyımdır vazgeçmek yok. Herkese bol şans.




Alev Baydan

Merhaba ben Alev kanserle dansa 2013 mayıs ayında başladım. Meme kanseri 2. evrede. sol göğsüm ve lenflerim başarılı bir ameliyatla alındı. 8 kür kemoterapi aldım ve son kürüm 3 ekimde yani dün bitti. Şimdi dansa radyoterapi ve 5 yıllık bir ilaç tedavisi ile devam edeceğim. Bu dönemde hiç ama hiç moralimi bozmadım zaten hocalarım harikasınız böyle karşılamanız çok güzel diyerek beni motive ettiler ve asla kanser kelimesini bana kullanmadılar. Kemoterapi hocam gördüğüm en sıra dışı hastasınız dedi. Bu süreçte tabiiki canım eşim ve çocuklarım, ailem ve tüm dostlarım beni yalnız bırakmadı. Onların varlığı ve desteği benim inancım sayesinde onu yendim. Asla ona teslim olmadım ve olmayacağım. Çünkü hayat çok güzel hele sevildiğinizi ve yalnız olmadığınızı bilince çok ama çok daha güzel. Bu süreçte yanımda olan herkese sonsuz teşekkürler ve sevgiler. Lütfen sizlerde moralinizi yüksek tutun ve ona asla yenilmeyin çünkü onu gücü bize yetmez. Sonunda yenilen o olur. Yazmak istediğim çok şey var ama herkese kocaman sevgiler ve danstaki yollarında acil şifalar kendiniz çok iyi bakın.


Mecit Dgn

Ben facebook gibi bir ortamda insanların özel hayatlarını diğer insanlara açmalarını saçma bulurdum. Bu sayfa söz konusu olduğunda bu düşüncem değişiyor. İnsanlar kendini daha çok açmalı. Yaşanılanlar dökülmeli yazıya, omuzda taşınacağına. Böylelikle yalnız olmadığımızı görürüz. Bu bize grup terapisi gibi faydalı gelecektir; çünkü hepimiz kanserle dans ediyoruz.


Allah hepinizin yar ve yardımcısı olsun Allah bu dayanışmanızı birbirinize bağlılığınızı bozmasın. Ben çok şükür kanser değilim ama sayfanız her yönüyle çok hoşuma gitti.


TC Neşe Yaylim

Merhabalar arkadaşlar. Ben de 2005 yılında meme kanseri olduğumu öğrendim. Tabiiki böyle bir tanı konulması dünyamı yıktı. Kendi kendime bu hastalığın moral, yaşama sevinci ve de hayatla dalga geçerek üstesinden gelineceğine inanlardanım. Mücadeleyi bırakmadım, sağ göğsüm alındı, lenf bezleri temizlendi. Şanslı tarafım, kanseri başlangıçta kendimin erkenden keşfetmesi, Kemoterapi ve ışın tedavisi olmamamı sağladı. Dünyam olan iki kızım için yaşamalıyım dedim. Yüksek moralle kontrollerimi yaptırdım. Hayatı çok seven, yaşam koşullarına hep güzel gözle bakan, güçlü ve 
azimli bir yapıya sahip olmam, belki de bu hastalıkla mücadele etmemde en büyük etkendi.
İnsanları seven, neşeli insansız yapamayan, dost canlısı sevgi dolu bir insanım. Hasta olan kader arkadaşlarıma bu konuda manevi yardımlara dilim döndüğünce yardıma hazırım. Tanrı hepimize sağlık ve sıhhatli mutlu yaşamlar versin. Sevgiler 

  


Ülfet Aksoy

HERKES BU HASTALIĞIN ADAYI. BEN HEP YANINIZDA, DOSTLUĞUMLA, ARKADAŞLIĞIMLA VAR OLMAK İSTİYORUM. ÇOK ACİL ŞİFALAR DİLİYORUM. HEPİNİZ KAZANACAKSINIZ ALLAHIN İZNİYLE İNŞALLAH. ÇOK SEVGİLER.



TC Gamze Özek

Merhaba sayfa dostları. Ben Gamze Özek. Kanserle dansıma 2 sene önce başladım. İlk öğrendiğim andan itibaren ne yalan söyleyeyim 24 saat ağladım, o gece yatıp sabah uyandığımda kendi kendime 'hayır onun beni yenmesine asla izin vermeyeceğim 'dedim. Yapılan tetkikler sonucunda korkulacak bir sonuç çıkmasa da yapılan pet taramasında akciğerime sıçramış olduğu ortaya çıktı. Doktorum kemoterapi önerse de kendisinden düşünmem için izin istedim. Ayaktayım zaman zaman öksürük nöbetlerim tutsa da zaman zaman kendimi halsiz hissetsem de kendimi hiçbir zaman hasta moduna sokmadım. Yüzümden gülücüğümü eksik etmedim Her zaman pozitif düşündüm. Kendimi bana ihtiyacı olan kanser hastalarına yardım etmeye verdim. Aslen İstanbul da yaşarken ani bir kararla İzmirin Çandarlı beldesine yerleştim buranın temiz havası huzuru bana tam bir kemoterapi modunda iyi geliyor. Kendimi bana iyi hissettiriyor. Beni görenler kanserle dans ettiğime bile inanmıyorlar ve tabii buda beni çok çok mutlu ediyor. Sevgili dostla; günümüzün hastalığı olan kanseri kabul etmedim bundan sonrada etmeyeceğim. Hayata her zaman gülümsemeye devam edeceğim. Hiç birimizin yüzünden gülücükler eksik olmasın. Hepinize sevgiler...






Engin Merve Aközcan

Esracim ve Ebrucum. Siz nasıl güzel yürekli, sevgi dolu, içten insanları bir araya getirmissiniz, o kadar güzel, önemli noktalara değinmissinizki. Burada bir ömür bir hayat paylaşılıyor. Tüm yüreğini, duygularını ortaya koyan samimi insanlar, hepsi birbiriyle mutlu olan, birbirinin acısını yaşayan ve mutluluğuyla mutlu olan, hayatta az bulunan eşsiz güzelliği ortaya koymuşsunuz. Sizinle mutluyum ve mutlular.


Ben 24 yaşında kan kanserine yakalandım. Evliyim ve 2 çocuk babasıyım. Ben hastahanede 1 gün boyunca düşündüm bana bir şey olursa çocuklarıma eşime kim bakacak, evin direğiyim ailemi zor şartlarda geçindiriyorum dedim ve ellerimi açtım Allahıma şifa diledim ve Allah şifamı verdi. Şimdi son kemoterapimi alıyorum. Sonra ilik nakli olacağım. Yaşamak direnmektir, eşimi çocuklarımı çok seviyorum.




Fatma Yılmaz Kılıç

Korkma dedim sakın KORKMA ama bende çok korktum. Sonra kendime söz verdim. Bir gün hepimiz öleceğiz ama kanserden değil dedim kendi kendime. Belki bir trafik kazasında ama asla kanserden ölmeyeceğim. Yaşanacak çok şeyim var dedim. Kimseye belli etmedim korktuğumu hep güldüm. Saçlarım döküldü, ağladım ama hiç utanmadım. Umutsuzluğa düşmedim mi, düştüm ama daha da güçlenerek ayağa kalktım, hiç pes etmedim. TATLI ŞEY seni yendim.Ddün geçmişte kaldı, geleceği kimse bilmiyor,o yüzden anı yaşamaya bakalım. Adın kötü, tadında kötü ama seni yendim. Sizler de yeneceksiniz. KALKIN VE HAYATINIZ İÇİN KANSERLA DANS EDİN.





Tülin Sarıbaş

Merhaba. 5 sene önce başladı benim dansım. 2 ameliyat 5 kür kemoterapi ve 30 kür radyoterapi ile devam etti. Herşeye iyi tarafından bakmak gerekir derler ya gerçekten öyle oldu. Benim hayatım, hayata bakışım herşeyim değişti. Önce ben demeyi öğrendim ve hayattan zevk almak gerektiğini. Şimdi kontrollere devam ediyorum. Son 6 ay bu sürecide sorunsuz geçirdiğim taktirde artık tamamen kurtulmuş olacağım ki kesinlikle böyle olacak. Hayata sarıldım, yaşamayı seviyorum, mutluyum. Ha bu arada bir çılgınlık yaptım ve üniversite sınavlarına girdim bu yaştan sonra, artık ben bir üniversiteliyim. Bazen diyorum çok kötü bir şey çok güzel şeylere vesile olabiliyormuş. Ben bunu başardım ve gerçekten istemek herşeyi başarmamızı sağlıyor. Sağlıklı günler hepimize.




Hasan Rey

Bu güne kadar özgürlüğüm için umutlarım için dans ettim, insanlara "başarabilirim" dedirtmek için. Siz de başarabilirsiniz. Kanserle dans eşli dans gibidir, eşiniz sizi hata yapmaya itebilir ama siz o hatayı yapmazsanız BAŞARIRSINIZ ve alkışlar sizin için yükselir. Herşey bir kader olabilir bu sebepten kader diye birşey yoktur.



Nursen Göğüş

Hayat bir kurdele ile bağlanmamıştır ama yinede hayat bize hediyedir. Nasıl yaşamak istiyorsan öyle yaşa hayatı, insanlar önünü görebilselerdi yaşam içinde bu kadar acı sürprizler yaşanmazdı Herşey düzenli olur ve kimse mutsuz ve stresli yaşamazdı. Mesela; Ben 6 yıl önce bitirdiğim ve rutin bir yaşama kavuştum derken, 6 yıl aradan sonra şu anda yine kansersin denilmesi üzere hayat bana iki tane evlat hediyesi haricinde iki adet de Nur topu gibi ikinci kanserimin olması şokunu kurdelesiz bir hediye olarak armağan etti. Dün ve bugün biraz daha kabulleniş, biraz daha sakin, hırçınlığımın yok oluşu bilinçli düşünce gücü ve ben mükemmelim, güçlüyüm, sabırlıyım, harika bir varlığım, önce kendimi sonra kızlarımı dostlarımı ve arkadaşlarımı yakından ilgilenen destek veren herkesi seviyorum.

Sultan Dursun


Vallaha artık hayatımı sizden önce ve sizden sonra diye ikiye ayırdım, yaşamın güzelliklerini sizinle daha iyi anlamaya başladım Samsun'dan size kuçak dolusu sevgiler

Cumali Aydın

Sevgi bir etkinliktir; edilgen bir olay değildir; bir şeyin içinde olmaktır, bir şeye kapılmak değildir. Sevginin etkin özelliği, en genel biçimde şöyle tanımlanabilir; Sevgi vermektir, almak değildir. KANSERLE DANS AİLESİNE SEVGİLERİMLE


Birtürk Pelinsu Duru
Kanser olduğumu öğrendiğimde büyük şok yaşadım,hüngür hüngür ağladım buda insanca bir duyguydu,niye ben sorusunu sordum kendime defalarca ama bu çok kısa sürdü,beni seven insanlar vardı,bende onları seviyordum.Ne kendimi nede sevdiklerimi üzemezdim,kanser sevinirdi buna..12 kür kemoterapi ve ışın aldım,saçlarım döküldü aynaya baktım,çok güzel bir kafa yapısına sahip olduğumu farkettim..hiçbirzaman kendimden vazgeçmedim,kanser bana ne kadar değerli olduğumu fark ettirdi ve hayata sıkı sıkı bağlanmamı sağladı....hayat çok güzel çünkü.Hepinizi seviyorum ve yaşama sımsıkı bağlanın lütfen o bize verilen en güzel hediye,sizde benim yaptığımı yapın 



Nezih Hukay Tekman
KANSERLE DANS OLURDA BU DANS MELEKSİZ OLUR MU? KANSERLE DANS GERÇEKTEN İNSAN OLMUŞ VE SEVGİYLE DOLUP TAŞMIŞ BU İKİ MELEĞİ BİZLERE GETİREN BİR UMUT GEMİSİ. ONLARI TARİF ETMEK İSTİYORUM ANCAK GÜZELLİK ADINA İYİLİK ADINA NE VARSA HEP ONLARA GİDİYOR. EBRU DİYORUM ADALET DİYOR SEVGİ DİYOR HAYAT DİYOR. ESRA DİYORUM UMUT DİYOR SAYGI DİYOR BAĞLILIK DİYOR. BU İKİ MELEK EL ELE VERDİLER BİZLERE, DANS EDEN AİLE ÜYELERİNE HEP SEVGİ ÇOK SEVGİ VERDİLER. KANSERLE DANS ONLARIN BİR OLDUĞU ZAMANDAN SONRA BAŞLAYIP BİZLERE ULAŞTI. ONLAR BİR OLDUĞU İÇİN BİZDE 'BİZ'İZ. ZATEN BEN KELİMESİ BU AİLEYE UZAK BİR KAVRAM. KANSERLE DANS İNSANA UMUT, KANSERLE DANS İNSANA İLAÇ KANSERLE DANS KANSERE İNAT EL BİRLİĞİYLE UMUTLA İNANÇLA AYNI YOLDA YÜRÜYEN SEVGİ TOPLULUĞU. KANSERLE DANSI ANLATMAYA BU İKİ MELEĞİ TARİF ETMEYE KELİMELER YETMEZ. ALLAH ONLARIN GÖNLÜNE GÖRE VERSİN. ALLAH BU AİLEDE KANSERLE DANS EDEN KARDEŞLERİMİZE SAĞLIK VERSİN. BİR TEBESSÜM EDİP KANSERE KARŞI İLK MÜCADELEYİ BAŞLATMAKTAN HİÇ VAZGEÇMEYECEĞİZ. ÇÜNKÜ BİZ SEVGİYİZ.. BİZ ''KANSERLE DANS'' AİLESİYİZ

Mecit'den... Annesi kanserle dans ediyor:

" insanlarin yardimin, sevginin bittigini dusundukleri bu dunyada cok guzel is cikariyosunuz.tesekkur ederim..."



Ayşe Çom Bilgin
esracığım ve ebrucuğum merhaba, söze nasıl başlıyacağımı bil miyorum .kanserle dans etmeye başladığımda tesadüfen sizi buldum o anki duygularımı sonraki mutluluğumu paylaşmak istedim olmadı. tesadüfen sizler sayesinde sizi takip ederken sevgi sarı gülle tanıştık ben mersinliyim onunda mersinde oturması beni mutlu etti tanıştık onun sayesinde size yazma cesaretinde bulundum sevgiciğimin sizlere çok selamı şimdi evinde dinleniyor tabiki o szizi daha iyi tanıyor. iyiki böyle bir girişimde bulunmuşsunuz sizi tebrik ederim bizi bizler gibi kanserle dans edenler anlar sizleri çok seviyorum başarılarınızın devamını dilerim kucak dolusu sevgilerle < 3

Gulbin Çevik

Kanser hastası değilim...Ama bu olmayacağım anlamına gelmez.Sizi kutluyorum..Nasılda güzel bir zincir oluştu..Yazmadan edemedim. Paylaşımlarınızı takip ediyorum. İnanın sizi kanserle dans etmeyenlerde anlıyor ve duygularınızı paylaşıyor..Mutlu sonlarla biten hikayeler dileğiyle...


Filiz Songül

Sanki deniz kenarında esen rüzgarı, gözlerin kapalı hissetmek gibi...

Ozge Deniz Arpagus
ağlayanı güldürmek ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş, gözyaşlarımı kahkahaya çevirdiğinizde anladım, yeniden konuşmaya yeniden gülümsemeye ve hala yaşamaya cesaretim var artık, benim için kanserle dans miladımdan sonra keşfettiğim tatlı gülüş, sonun başlangıcında seyrettiğim güzel diriliş gibi, son aşamamda geldiniz ama geç kalmadınız tam vaktinde geldiniz, tesadüfler vaktinde gelirse güzeldirya hani siz iki melek de vakitsiz gelen en tatlı tesadüflerimdensiniz. Size bir gönül borcum var çünkü kocaman bir ailem oldu. Buketim var, Bala ablam Şule ablam, Sema ablam Asiye ablam, Ekinim, Ömer, Serhat abi, Hakan abim.. Ahh Hakan abim.. Üzüntü sevinç heyecan gibi bu kadar duygu yeryüzüne nasıl sığar diye düşünürdüm hep. Ama sonra hepsini içinde barındırabilen, yazdığı her yazıda kendimi bulduğum, yazdığı o yürek yangını satırları bıkmadan defalarca okuduğum yüreğimde yer edinen bir melek o, umudumun en tatlı meleği. Siz iki meleğe gelince... Yaklaşık 11 ay oldu sizi tanıyalı, ama adınızı anmadan geçirdiğim tek bir gün bile yok. Çünkü bu yaptığınız yani başka hayatlara dokunmak bunun hakkı nasıl ödenir bilmiyorum. size defalarca mesaj yazdım hiçbirini geri çevirmediniz. Biriniz daha aklıyla yaklaştı mesajlarıma ve gerçekçi olmamı sağladı, biriniz daha duygusal yaklaştı ve bu gerçekçiliğimin tutunması gereken bir umut olduğunu öğretti. Sizi seviyorum meleklerim ''annem gibi'' ve son olarak: kanser olmak ölmek değildir, yeniden doğmaktır, içinizdeki umut kuşunu hep canlı tutun



Emine Demirel

"Yaklaşık on yıldır dans ediyoruz biz.önceleri ben hastalığımı hastalığım da beni kabullenmekte zorlandık.bir birimizle çok çetin savaşlarımız oldu.her seferinde mağlup oldu ama yılmadı.3.kez yaptığımız meydan muharebesinden tekrar mağlup oldu.
bu savaş sırasında tanıdığım iki melek her zaman yanımda oldu.onlardan güç alarak bu savaşı kazandım.bu iki melekle beraber özge,buket,stella,barış, bala ve şu an adı aklıma gelmeyen çok değerli dostlarımı tanıdım.
bu tanışmaya vesile olan sevgili KANSERLE DANS ailesine kocaman teşekkür ederim"


Semra Bazer

"Ben 11sene önce başladım bu dansa. Göğüs kanseri, meme koruyucu operasyonu 38 seans radyoterapi.. Ama geçen sene tekrarladı ve göğsümü aldılar. 8 kez kemorerapi uyguladılar. 
Olsun dedim her ne kadar saçımın dökülmesine üzülmedim desemde ilk zamanlar kemoterapiden sonraları yaşanan sıkıntılar... 
Bunlara içten duyduğum üzüntü yaşadığım bir olayla 'sadece ben' zihniyetimi yıktı. Henüz 14 yaşında bir kız çocuğuyla hastanede sıra beklerken tanışmam ve onun 2 göğsünün alınacağını duymam sebep oldu. Ve halime şükrettim. Neticede ben 60 yaşındayım. Hepimiz bu kanserle dans etmeyi bilmeliyiz. Öncelik moral ve kendimizle barışık olmak. 
Tüm insanlığa sağlık diliyorum. Erken teşhis için hasta olmayı beklemeyelim. Hepinizi çok seviyorum. Sevgilerimle."



Asiye Yılmaz

bu sayfaya her girdiğimde bütün yazıları hiç bıkmadan okuyorum ve beni çok rahatlatıyo ben de 3 ay önce tesadüfen gördüm sayfayı bir okuyum diye başladım hala buradayım her aile bireyinden çok güzel enerji alıyorum hepsini sanki yıllar önce tanıyomuşum hissi uyandırıyo bu da güzel bi duygu hasta yakınıyım kızım dansı kaybetti çok zor günler yaşadık yaşıyoruz ama sizlerle beraber olmak güzel duygular paylaşmak acımı biraz olsun hafitletti ve sizler için ufak da olsa bir şeyler yapabilirsem çok mutlu olacağım ebru-esra ya gelince onlar o kadar iyi bir iş yapıyorlar ki anlatmaya kelimeler sayfalar yetmez allah bazı insanları özel görevlerle gönderirmiş dünyaya kendi işini yapmaları için bunlara melekler deniyo misyonları bu bize de onlarla bu yolda birlekte yürümek kalıyo dansa birlikte sonsuza kadar devam edeceğiz iyiki varsınız sizleri çok seviyorum bu arada ankaradakiler isim listesi yapacağım mesajla kimler ankarada ise yazarsa sevinirim


Seda Sancar Kayan

Sevgi dolu sayfanız her okuduğumda güç veriyor bana.... kanserle dans etmek aileden geliyor bizde... onlar (en başta canım annem) bu dansı bana birakip ayrildilar... Ben bu dansı başardım ve ara verdim... Şuan ki durum tedirgin bir bekleyiş... İyi ki varsınız...


Havin hivva rumuzdan...

Slm ben havin 20 yasındayım mide ve akciger kanseriyim 1 buçuk yıl oldu kimsenin desteği olmadı ve terapi sonuç vermedi umutsuzum artık ama sayenizde yüzüm güldü okadar iç açıcı paylaşımlarınız varki umut ışığı oluyosunuz sonsuz tşkrlerimi iletirim sagolun

Suzan Falesten

"ben 12 iki sene evvel annem öldükten sonra gögüs kanseri oldum annem yatalak olduğu için ben bu kitleyi ikibuçuk sene gizledim çünkü annem konuşmuyor kısacası bakima muhtaçtı abimle ben bir bebek gibi baktık o yüzden kitleyi saklamak zorunda kaldım bu satırları yazarken o günleri hatırliyorum ve ağlıyarak yazıyorum ben elli sekiz yaşında olmama rağmen çok çocuk ruhlu ve hassasım neyse doktora gittiğimde kitlenin uzun bir zaman bende bulunduğunu söyledim hemen tahlil yapıldı benimde hastane fobim vardı deliriyorum zannetmiştim allahtan doktorlarım çok iyiydi ameliyattan sonra iki ay radyoterapi oldum sonra ilaçlar derken bu günlere geldim dans etmeyi öğrendim şimdi sağ gösumde kücuk kitle var iki kere biyopsi oldum pazartesi günü kontrola gidicem çoook heyecanlıyım lütfen dua edin sizleri tanımasanda bişeyleri paylaşmak bana güç verdi sayın kansu yada teşekkür ediyorum"

Tugbadan...

2 melek, yeryüzündeki tüm kanser hastalarına şifa olmak için gönderildikten sonra, bizde ne korku kaldı ne de vazgeçmek.. Sizinle sevdik hastalığımızı, başa çıkmak için sevmemiz gerekmiyor mu zaten?



Inci Tuluk -

Ben aylar önce tanıdım sizi..annem için araştırma yaparken rastladım size.çaresizce yardım isterken hiç ummadığım anda aradınız beni.derdimi dinlediniz yardımcı olmaya çalıştınız.yalnız olmadığımı hissettiniz. gerçekten iki meleksiniz.annem belkide şuan son günlerini yaşıyor.şu cümleyi yazmak o kadar zor ki bir evlat için.ama sizin blogdaki insanların yaşamlarını okudukça bu hastalığın sadece bizim başımızda olmadığı ve daha kötüleri olduğunu biliyorum.çaresizlik içinde sadece bekliyorum.sizleri tanımak ve böyle bir sayfanızın olması çok güzel.insanalar için bir dayanak oldunuz.teşekkür ederim melek ablalarım...


Nezih Hukay Tekman- VAN

  • Aile fertleri düşüncelerini dile getirmişler müsade ederseniz bende hislerimi paylaşmak isterim. Kanserle dans ailesine üye olmadan önce facebook aracılığıyla kanserle ilgilli bazı grup sayfalarına katıldım ancak samimiyetsiz ve sıradan buldum hoşuma gitmedi derken kanserle dans diye bir sayfa çıktı karşıma inceledim ve özellikle şu cümleler beni etkiledi. 'YA ben, ya sen, ya da sevdiğimiz kanserle dans ettik ediyoruz edeceğiz. Önceleri katılımda bulunmadım bekledim bu ara Esra Ve Ebru Hanım kim araştırdım. Kanserle dans yazdım ve birçok kaliteli bilgiye ulaştım ve dedim ki tamam burasıdır. Aile üyelerinin birbirine yazdıklarını ve samimiyetlerini gördüm imrendim benim çoğu facebookta arkadaşımla yapamadığımı burada yapıyordu insanlar. Durdukça iki meleği tanıdım görmeden aramızda bağ oluştu kanserle dans ailesiyle. Ne kadar güzel iş yapmışlar dedim ve mesaj attım kendilerine ve artık kapılar benim içinde açılmış oldu. Onlar gerçekten kalplerinde kocaman sevgi barındırıyorlar. Herkese yetiyorlar. Ben kanser hastası değilim ailemden birileride hasta değil. Ben insanım ve birgün bu durumla bende karşılaşabilirim. şimdilerde kanserle dans bende bağımlılık yapmış durumda ve hiç kopmak istemiyorum. Esra melek ve Ebru melek hayatlara ışık olduğunuz için, varlığınız için sonsuz teşekkürler. Nezih.







Ozge ARPAGUŞ- ANKARA

"Merhaba meleklerim, ben tedavimin sona ermesini umut ettiğim son ve en zor aşamada tanıdım sizi. Sona yaklaşmanın verdiği heyecan ve bunca zamanın verdiği yorgunluk birbirine karıştı bu aralar. Ama yeniden konuşmaya yeniden gülümsemeye ve hala yaşamaya cesaretim var artık. Siz iki melek ve kanserle dans ailesi miladımdan sonra keşfettiğim tatlı gülüş, sonun başlangıcında seyrettiğim güzel diriliş gibisiniz. Son aşamamda geldiniz ama geç kalmadınız tam vaktinde geldiniz, tesadüfler vaktinde gelirse güzeldir hani. Siz vakitsiz gelen en tatlı tesadüflerimdensiniz. Size bir gönül borcum var çünkü kocaman bir ailem oldu. Denizim var, Buketim var, Hakan abim.. Ahh Hakan abim.. Üzüntü sevinç heyecan gibi bu kadar duygu yeryüzüne nasıl sığar diye düşünürdüm hep. Ama sonra hepsini içinde barındırabilen, yazdığı her yazıda kendimi bulduğum, yazdığı o yürek yangını satırları bıkmadan defalarca okuduğum yüreğimde yer edinen bir melek o, umudumun en tatlı meleği. Siz iki meleğe gelince... Yaklaşık 2 ay oldu sizi tanıyalı, ama adınızı anmadan geçirdiğim tek bir gün bile yok. Çünkü bu yaptığınız yani başka hayatlara dokunmak bunun hakkı nasıl ödenir bilmiyorum. 2 aydır size defalarca mesaj yazdım hiçbirini geri çevirmediniz. Biriniz daha aklıyla yaklaştı mesajlarıma ve gerçekçi olmamı sağladı, biriniz daha duygusal yaklaştı ve bu gerçekçiliğimin tutunması gereken bir umut olduğunu öğretti. Sizi seviyorum ve bir an evvel tanışmak için sabırsızlanıyorum. Kocaman sarılıcam sizi ilk gördüğümde, anneme sarılır gibi kocaman. Ve son olarak Hakan abimin dediği gibi: kanser olmak ölmek değildir, yeniden doğmaktır."

NEVAY DAĞ, DENİZLİ
Kanserle 2 yıl önce dans etmiş çok şükür ki dans üstünlüğünü ele geçirmiş  biri olarak,kanserle dans ailesiyle  o zamanlar tanışmamış  olmak benim için büyük bir kayıp:( Ama bu büyük kaybı tanışmamla birlikte hayatıma  hiç tanımadığım 2 melek girdi diyebilirim. Yarattiklari ışık sayesinde kendimi sorgulamama , yaşadıklarımı hazmetmeye, bilgilenmeme ve en önemlisi  yaşadıklarımı önce anlayıp sonra da çevreme yaşadıklarımdan yola çıkarak yardım etmeme neden oldu. Hala da etmeye devam ediyor.

Oyle yüce bir iş ki bu yapılanlar, özveriyle,  yoğun tempolarının içinde, kendi sorunları ,kendi aileleri varken  buna soyunmuş olmaları bir an için yorgunluğa ümitsizliğe kapıldıkları o anda; binlerce kişinin dualarını , sevinçlerini onlara getirecek ben eminim. Kendi adıma ne kadar teşekkür etsem, ne kadar minnet duysam az.
Dünyada yaşanılan onca olumsuzluk , kötülük, acılara rağmen , dünya iyilerin sayesinde ayakta kalabilmekte artık buna iyice inanıyorum.  Kocaman sevgilerimi yolluyorum. Iyi ki varsınız.


sayfanız gercekten cok güzel ve konusu gereği duyarlı insanların ugrasabileceği bir alan bende annem ilk kanser oldugunu ögrendiğimde önce blog acmayı düşünmüştüm sonra buna zamanım olmadıgı için bu sayfayı acmakla yetindim blog cok daha fazla emek ister çünkü meğersem bunu benden önce düşünüp yapan birileri zaten varmış ..:)) basarılarınızın devamını dilerim..
Emrah C.
Merhaba, benim de kız arkadaşım kanserle mücadele ediyor. Sayfanızı Onun aracılığıyla buldum. Girişiminizi tebrik ediyor, amacınıza ulaşma yolunda başarılar diliyorum.

Emre Akkoç

 Size sonsuz teşekkürler ki insanlara bir umut, yaşama sevinci ve bilinçlendirme adına güzel adımlar atıyorsunuz.






Aslı Eren

·          

Merhaba Ebru & Esra Hanım,



İstanbul'dan yazıyorum size..Sayfanızı ilgiyle takip ediyorum. Hergün üye sayısı kaç olmuş diye bakmadan geçemiyorum :) Ben kanserle dans etmiyorum,çok şükür dans eden bir yakınım da yok..Ama yaptığınız iş o kadar güzel ki,takdir etmemek mümkün değil..
Belki bir faydam dokunur diye size yazıyorum..Çok fazla boş zamanım yok fakat biliyorum ki sizlerin de yok ama yine de bir şekilde yaratıp,insanlara yardımcı oluyorsunuz.Diyeceğim şu ki,eğer çeviri konusunda yardıma ihtiyacınız olursa ben buradayım :) İngilizce-Türkçe çevirilerde size destek olmak isterim.
Sevgi ve saygılarımla,
Hoşçakalın
Merhabalar,

Öncelikle böyle bir oluşum içerisinde olduğunuz için çok teşekkür ederim , insanları bu hastalıkla ilgili konuşmaya davet ederek, bilgilendirerek, morallendirerek çok iyi işlere imza atıyorsunuz.Anladığım kadarıyla amaç daha da büyüyerek etkili bir oluşuma dönüşebilmek.Bunun için Twitter'dan da bir hesap açarak bu sayfayla ilgili bilgi edindirerek çok daha fazla insana ulaşılabiriz görüşündeyim. Küçük bir tavsiye. Çok teşekkürler tekrar:)


e    Dilek Ölker

     Bende kanserle yakindan tanisiyorum...maalesefki biz kaybettik kanser kazandi bu olumsuz seyi dans edenleri dusunerek duvarinizda yazmak istemedim.. Ben 7 subat 2012 de annemi kaybettim over ca dan dolayi... Tedavi gordum. 20 yasndayim unv. Kaydimi dondurdum anneme baktim suan okuyorm. Ve sizin yardim etkinliklerinizde gonullu olmak istiyorum... Bu hastalikla basa cikilabilinir... Umarim bilim bununda caresini bulacaktir... İyi geceler


 

14 yorum:

İnci Tuluk dedi ki...

Ben aylar önce tanıdım sizi..annem için araştırma yaparken rastladım size.çaresizce yardım isterken hiç ummadığım anda aradınız beni.derdimi dinlediniz yardımcı olmaya çalıştınız.yalnız olmadığımı hissettiniz. gerçekten iki meleksiniz.annem belkide şuan son günlerini yaşıyor.şu cümleyi yazmak o kadar zor ki bir evlat için.ama sizin blogdaki insanların yaşamlarını okudukça bu hastalığın sadece bizim başımızda olmadığı ve daha kötüleri olduğunu biliyorum.çaresizlik içinde sadece bekliyorum.sizleri tanımak ve böyle bir sayfanızın olması çok güzel.insanalar için bir dayanak oldunuz.teşekkür ederim melek ablalarım...

sema bescioğlu dedi ki...

hiç tanımadığınız , hiç konuşmadığınız,hiç gözlerinin içine bile bakmadığınız ama yüreğinizi , bütün sevginizi verdiğiniz bir ailem var benim KANSERLE DANS...O kadar büyük bir aile ki dünyanın her yerinden ve ortak bir diliniz olan bir aile.konumuz kanser ama paylaşımlarımız ve yüreğimiz kocaman.hep söylediğimiz gibi DANSA DEVAM...teşekkürler EBRUM ,teşekkürler ESRAM can
kardeşlerim...

sema bescioğlu dedi ki...

hiç tanımadığınız , hiç konuşmadığınız,hiç gözlerinin içine bile bakmadığınız ama yüreğinizi , bütün sevginizi verdiğiniz bir ailem var benim KANSERLE DANS...O kadar büyük bir aile ki dünyanın her yerinden ve ortak bir diliniz olan bir aile.konumuz kanser ama paylaşımlarımız ve yüreğimiz kocaman.hep söylediğimiz gibi DANSA DEVAM...teşekkürler EBRUM ,teşekkürler ESRAM can
kardeşlerim...

aysel dedi ki...

merhaba,
ben aysel özcan 2011 kasım ayında vücumun bana yansıttığı sinyalleri takip ederek eşimin ısrarıyla bi takım araştırmalar yaptırdım.yaklaşık 10 gün sonra lösemi ile yüzleştim.acil hastaneye yatıp tedaviye başlamam gerekiyordu. kliniğin kapısında ziyaretçi yasak ölümcül hasta yazısını okuduğumda orayı terk ettim.kaçtım.tedavi olmak istemedim fakat öte yandan tükenmeye başladığımı hissediyordum.araştırmaya başladım gerek internet gerekse bu işin prof. larıyla görüştüm. tedavi edilebileceğine inandım. ve valizimi toplayıp uzun bir yolculuğa çıktım. ardımla 15 yaşında kızım,annem,kardeşlerim ve en büyük destekçim eşimi bırakarak.ölümle burun buruna geldim.27 mart 2012 de yoğun kemoterapi ve bir sürü yaşananları atlatıp bu kanserin ayağına çelme takıp tekrar evime kavuştum. şuan çok şükür herşey yolunda umarım tekrar aynı şeyleri yaşamam.fakat yaşarsam da en azından nasıl durmam gerektiğini çok iyi öğrendim. bu sınavda herkese başarılar dilerim.



aysel dedi ki...

merhaba,
ben aysel özcan 2011 kasım ayında vücudumun bana yansıttığı sinyalleri takip ederek eşimin ısrarıyla bi takım araştırmalar yaptırdım.yaklaşık 10 gün sonra lösemi ile yüzleştim.acil hastaneye yatıp tedaviye başlamam gerekiyordu. kliniğin kapısında ziyaretçi yasak ölümcül hasta yazısını okuduğumda orayı terk ettim.kaçtım.tedavi olmak istemedim fakat öte yandan tükenmeye başladığımı hissediyordum.araştırmaya başladım gerek internet gerekse bu işin prof. larıyla görüştüm. tedavi edilebileceğine inandım. ve valizimi toplayıp uzun bir yolculuğa çıktım. ardımla 15 yaşında kızım,annem,kardeşlerim ve en büyük destekçim eşimi bırakarak.ölümle burun buruna geldim.27 mart 2012 de yoğun kemoterapi ve bir sürü yaşananları atlatıp bu kanserin ayağına çelme takıp tekrar evime kavuştum. şuan çok şükür herşey yolunda umarım tekrar aynı şeyleri yaşamam.fakat yaşarsam da en azından nasıl durmam gerektiğini çok iyi öğrendim. bu sınavda herkese başarılar dilerim.



aysel dedi ki...

merhaba,
ben aysel özcan 2011 kasım ayında vücudumun bana yansıttığı sinyalleri takip ederek eşimin ısrarıyla bi takım araştırmalar yaptırdım.yaklaşık 10 gün sonra lösemi ile yüzleştim.acil hastaneye yatıp tedaviye başlamam gerekiyordu. kliniğin kapısında ziyaretçi yasak ölümcül hasta yazısını okuduğumda orayı terk ettim.kaçtım.tedavi olmak istemedim fakat öte yandan tükenmeye başladığımı hissediyordum.araştırmaya başladım gerek internet gerekse bu işin prof. larıyla görüştüm. tedavi edilebileceğine inandım. ve valizimi toplayıp uzun bir yolculuğa çıktım. ardımla 15 yaşında kızım,annem,kardeşlerim ve en büyük destekçim eşimi bırakarak.ölümle burun buruna geldim.27 mart 2012 de yoğun kemoterapi ve bir sürü yaşananları atlatıp bu kanserin ayağına çelme takıp tekrar evime kavuştum. şuan çok şükür herşey yolunda umarım tekrar aynı şeyleri yaşamam.fakat yaşarsam da en azından nasıl durmam gerektiğini çok iyi öğrendim. bu sınavda herkese başarılar dilerim.

ŞEYDA DEMİR dedi ki...

Ben bu hastalık ile şubat ayında Annem in rahatsızlığı ile tanıştım.
Dünyamız kararmıştı zamanla alıştık , pozitif olmaya başladık . İyki sizi bulmuşum . Çünkü annemle yaşıyorum yüküm çok ağır, hiç bir şey yazılan çizilen gibi değil .Birebir yaşanmalı , sayfanızda bizden bir sürü şey buldum.Sizlerden güç alıyorum.
Teşekkürler- iyki varsınız

Şeyda Demir

Adsız dedi ki...

Kanserle dans; kardeşlik simgesidir mesafelerin anlamsız oldugunun göstergesidir sıkı sıkı tutulmuş eller birbirine baglanmış yüreklerdir <3

ferit dedi ki...

FERİT KARAOSMAN

Ben daha yolun çok başındayım aslında 03.ekimde akciğer ca olduğumu öğrendiğimde internete saldırmıştım ve 3 gün sonra ölecekmiş gibiydim ama bu blog güzel şeylerden pozitif yazılarla doluydu 2 kemomu aldım hala bazen çöküyorum zaman zaman fakat burada yazıları okuyunca 6 ay sonra dogacak cocugumu göreceğim hatta üniversite götüreceğime inanıyorum .teşekkürler herkeze

nurten kaya dedi ki...

merhaba bende meme kanseri olduğumu öğrendim 1 hafta sonra ameliyat olucam çok korkuyordum ama 2 gün önce tesadüfen sitenizi buldum 2 gündür bütün yazılanları okudum her okuduğum sayfada hayat hikayesinde gözyaşı döktüm ailem görmesin beni güçlü görsünler diye çaba sarfediyordum ama buradaki insanların hayat hikayeleri gerekse birbirlerine destekleri sayesinde artık korkmuyorum daha güçlüyüm iyiki varsınız iyiki ben buradayım çok teşekkürler

İlker CIRIK dedi ki...

Sitede nereye yazacağımı bilemedim. umarım sesim duyulur.
son zamanlarını geçiren kanser hastalarının bir nebze olsun ağrılarının
giderildiği, moral, motivasyonun verildiği Palyatif bakım merkezi
servisi Samsun Eğitim Araştırma Hastanesinde idarece alınan karar
doğrultusunda kapatılmıştır. Psikolojisi zaten bozuk durumda olan
hastalarda servisin kapanması hastaların durumunu daha da çıkmaza
sokmuş, hastalar onkoloji hastanesinde boş yer olmadığından mecburen
evlerine gönderilmiştir.

Ecz dedi ki...

Denebilecek ne var ki “Hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı değil. Hiçbir şey kainatta olup bitenler kadar hayret vermiyor. Hiçbir şey insanı kendi iç dünyasında olup bitenler kadar hayrete sevketmiyor.”

Bazen kendinden daha önemli kişiler iin mücadele ediyorsun mesela anne için. Allah herkesin yardımcısı olsun..

Akif AVCI dedi ki...

site kurucularına çok tesekkurler,kaliteli bilgiler ve sosyal dayanışma için

ziya avcı

Akif AVCI dedi ki...

tüm uğraşlar için tesekkurler emeğinize sağlık