Kanserle Savaşmak mı? -- Filiz Toprak Karakaya

Sevgili Filiz öyle güzel anlatmış ki kanserle dansını hikayesini. Kendi iç sorgulamasını yaparken kendimize, doğaya verdiğimiz zararla yarattığımız risk faktörlerini çok güzel dile getirmiş.

ET


Herhalde bu söylemi ilk ortaya atan bir kanser hastası değildir. Zira günlük yaşamlarını sürdürmeye dahi takati olmayan kanser hastalarından bir de savaşmalarını istemek çok acımasızca geliyor bana!

İlla da savaşmak gerekiyorsa bu illetle, o zaman yakalanmayanlar savaşsın kanserle. Hiç kimse de bizden kanserle mücadele yolunda birer savaşçı olmamızı beklemesin. Zira bizler ancak birer yorgun savaşçıyız. 

Peki ne yapalım diyenler vardır aranızda. Ben barıştan yanayım. Kanser canavar da biz sütten çıkmış ak kaşık mıyız? Yaradanın bize sunduğu onca doğal nimetin içinde yüzmeyi bırakıp kanserin sularına dalmışız.

O mu gelip yerleşti dersiniz bedenimize? Yoksa biz mi ellerimizle alıp hapsettik onu içimize?
Biz kanserle; yaşamak için savaşıyoruz da   onun savaşma amacı çok mu farklı bizimkinden?
Biz ondan kurtulmak için onu yok etmeye ant içmişiz de, onun bedenimizden kurtulmak için içtiği andı niçin anlamıyoruz?   

Ben barıştan yanayım. Zira ancak buna takatim var.

Hey kanser!

Sana düşman değilim, yemin ederim. Hatta bir ara hücrelerinin resmini arka plan yaptım bilgisayarıma. İmkânım olsa resmini desen diye basarım fularıma…

Hey kanser!

Kabul ediyorum! Yeryüzüne geldiğimizden beri birer vahşi gibi savaşmışız doğayla. Vahşetimize direnip  doğal yaşamdan kopmayan canlılara biz vahşi demişiz pervasızca! Tabiatından vazgeçirdiklerimize evcil...

Hey kanser!

Biliyorum.Tabiatı korumaya çalışan bir neferden başkası değilsin. Ve biz, seninle baş edemediğimiz için akın akın dönüyoruz doğal yaşama. Ve korkuyorum seni de yenersek bir sebebimiz kalmayacak  yeniden zulmetmemek için doğaya...

Sana söz veriyorum. Hayatım üstüne;

Bir daha asla senin mekânına ayak basmayacağım. Asla içine hapsedildiğin o gıdaları almayacağım bedenime. Kullanmayacağım seni dalga dalga etrafa yayan o pek çok lüzumsuz cihazı. Umarım seni ambalajlayıp market raflarına dizenler de vazgeçerler bu günahlarından…

Hey kanser!
Sana söz veriyorum.Anlatacağım seninle savaşanlara. Yalnızca tabiatı korumak için savaştığını ve anlatacağım onlara asıl savaşılması gerekenin tabiatın dengesini bozanların olduğunu.

Sen de bana söz ver!
Bir daha asla yenileme kendini benim bedenimde…
Bir daha asla yenileme kendini sevdiklerimin bedenimde…
Bir daha asla…

Filiz Toprak Karakaya

Hiç yorum yok: