Meme Kanserinde Az Bilinenler- Doç Dr Hasan Karanlık


Meme Kanseri Cerrahisi İle İlgili Mitler- Bölüm 2

Yeni bir tedavinin başlangıcında yapınıza bağlı olarak biraz endişelenmeniz veya ölümden korkmanız normaldir. Radyoterapi başlanacak kadınlarda, tedavi ile ilgili yanlış bilgiler sebebiyle bu endişe artmış görünmektedir.

* Radyoterapi acı verir.
Tam olarak değil.

Makine günlük tedaviyi uygularken hastaların çoğu radyasyonu hissetmez. Bazı hastalar ise makine radyasyon uyguladığı sırada bölgede hafif ısınma veya karıncalanma hissederler. Zamanla, tedavi edilen bölgenin derisinde kademeli olarak kuruluk, duyarlılık, kaşıntı veya yanma ortaya çıkabilir. Bu duyular rahatsızlık verici olabilir ancak nadiren hastanın tedaviyi sonlandırmasına veya ara vermesine neden olacak kadar şiddetlidirler. Deri reaksiyonları ile ilgili diğerleri.

* Radyoterapi, radyoaktif olmama neden olur.
Sadece bazı vakalarda.

Dış radyasyonla tedavi görüyorsanız hiçbir zaman radyoaktif olmazsınız. Aldığınız radyasyon bir anda dokularınıza geçer - makine kapatıldığında vücudunuza radyasyon geçişi olmaz. Normal yaşam ritminizi devam ettirmeye çalışırken, radyasyon yaymadığınızı arkadaşlarınıza, ailenize ve iş arkadaşlarınıza hatırlatmanız önemlidir. Eğer tedavinin sonunda "yükleme" şeklinde bir iç radyasyon alırsanız, radyoaktif madde içinizde olduğu sürece radyoaktif olursunuz. Bu iç radyasyon tedavisini alırken, hastanede özel bir odada tecrit edilirsiniz.

* Radyoterapi saçlarımın dökülmesine yol açar.
Yanlış : Başınıza uygulanmadığı takdirde, hayır.

Sadece radyoterapi alıyorsanız, saçlarınız dökülmez (meme başı çevrenizdeki ve memeye yakın koltukaltı bölgenizdeki tüyler dökülebilir ancak daha sonra tekrar çıkarlar). Radyoterapinin saçları döktüğü düşüncesi, radyoterapi ile kemoterapinin birbirine karıştırıldığı yanlış bilgilenmeye bağlıdır. Birçok hastada radyoterapi, kemoterapinin hemen ardından başladığından, bu iki tedavinin yan tesirlerinin birbirine karıştırılması anlaşılabilir bir durumdur. Kemoterapi "sistemik" bir tedavi olduğundan, yani tüm vücudu etkilediğinden, bu tedavi sırasında saçlarınız dökülebilir. Radyoterapi ise "lokal" bir tedavidir, yani doğrudan meme dokusuna ve belki bazen de çevre lenf bezlerine odaklıdır. Radyasyon başınızı hedeflemediği takdirde radyasyona bağlı olarak saçlarınız dökülmez.

* Radyoterapi bulantı ve kusmaya neden olur.
Yanlış : Meme ve lenf bezlerine uygulanan radyoterapi bulantı veya kusmaya neden olmaz. Büyük olasılıkla bu mit, kemoterapi ile radyoterapinin birbiriyle karıştırılması sonucu doğmuştur. Bazı kemoterapi ilaçları bulantı ve kusmaya yol açabilir. Bazı antiöstrojenler ile bazı ağrı kesiciler de hafif bulantıya sebep olabilir. Ayrıca, hastalıktan kaynaklanan stres ve gerginlik sebebiyle de midenizde rahatsızlık hissedebilirsiniz.

* Radyoterapi başka meme kanseri oluşma riskini arttırır.
Yanlış : Meme radyoterapisinin amacı aynı memede meme kanserinin yineleme riskini azaltmaktır. Bir memeye radyoterapi uygulanması diğer memede kanser oluşma riskini arttırmaz. Radyasyon ile kanser arasında ilişki olduğu doğrudur : Hodgkin hastalığı sebebiyle göğüs bölgesine radyoterapi uygulanan kızlarda meme kanseri riski artar çünkü gelişmekte olan meme dokusu radyasyon hasarına karşı savunmasızdır. İkinci dünya savaşı sırasında Hiroşima'da atom
bombasına maruz kalan kadınların küçük bir kısmında meme kanseri görülme oranı artmıştır. Bugün, o kadınların tüm vücutlarında düşük dozda radyasyona maruz kalmaları sonucu bu durumun ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Ancak tedavi edici olarak verilen radyasyon sadece meme bölgesine uygulandığından vücudun diğer bölgelerine "yayılmamaktadır". 

Kemoterapi ile ilgili Mitler

* Aldığınız en yüksek kemoterapi alabileceğiniz en iyi tedavidir. Daha fazlası daha iyi sonuç vermez.
Kemoterapi söz konusu olduğunda, en önemli nokta standartların ne üzerinde ne de aşağısında olan doğru ilaç bileşiminin uygulanmasıdır. En az standart dozda ilaç almak çok önemlidir, fazlasının verilmesi gerçek bir avantaj sağlamaz.

* Kemoterapiye bağlı olarak hasta olmazsanız, tedavi başarılı değildir.
Yanlış : Kemoterapi ili ilgili "acı yoksa kazanım da yok" dedikodusu gerçekten dedikodudur. Kemoterapiye bağlı olumsuz etkiler ile kansere karşı elde edilen yararlar arasında bir ilişki yoktur. Her bir hasta farklı yanıt verebilir. Bazı hastalarda çok az yan tesir görülürken, bazılarında her gün ortaya çıkar.

* Genç kadınların kemoterapi sırasında daha fazla bulantısı olur.
Ne kadar genç iseniz bulantı ortaya çıkma olasılığı o kadar yüksektir. Genç kadınların beyinlerindeki bulantı tetikleyici alan daha büyüktür, bu alan yaş ilerledikçe küçülür. 

* İlk başta bulantınız olmalı ki doktorlar kemoterapiye nasıl yanıt verdiğinizi anlayabilsin.
Yanlış : Hiç kimse rahatsız olmak zorunda değildir. Kemoterapi ile birlikte bulantı önleyici ilacın ilk dozu da verilir, ayrıca eve döndükten sonra ilk 48 saatte almanız gereken haplar da size verilir.

* Her bir kemoterapi tedavisinde daha kötü olursunuz. Zaman geçtikçe daha da harap olursunuz. 
Doğru ve Yanlış : Kemoterapiden sonra kendinizi kötü hissediyorsanız, doktorunuz rahatsızlıklarınızı hafifletmek için ilaçlar verir. İlk tedavide rahatsız olmanız bir sonrakinde de aynı veya daha fazla derecede rahatsız olacağınız anlamına gelmez. Ancak, bitkinlik birikimlidir. Tüm tedavi bitene kadar kendinizi tam olarak enerjik hissetmeyebilirsiniz.

Kaynak:
http://hasankaranlik.com/az-bilinenler.php 

Hiç yorum yok: